Türkiye F-35 üretim ekipmanlarını elinde tutuyor

5 yıllık F-35 programda hala F-35 savaş uçakları verilmeyen Türkiye, MMU Kaan ile dostu sevindiren düşmanı korkutan yol haritaları hazırlanıyor. Öte yandan iddiaya göre Türkiye'nin, hâlâ uçak üretimi için kritik ekipmanlara sahip olduğu çıktı.

Defense Archives adlı sitede yer alan habere göre, ABD tarafından beş yıl önce F-35 programından çıkarılan Türkiye’nin, hâlâ uçak üretimi için kritik ekipmanlara sahip olduğu belirtildi. Haberde, bu bilginin ABD Donanması’na bağlı Deniz Hava Sistemleri Komutanlığı (NAVAIR) tarafından geçen sonbaharda yayımlanan bir bilgi talebi (RFI) ile ortaya çıktığı aktarıldı. NAVAIR’in, söz konusu ekipmanların Ankara’daki TUSAŞ tesisinden, ABD’de Northrop Grumman’a ait Palmdale, Kaliforniya’daki gövde üretim tesisine taşınması için ticari nakliye hizmeti arayışında olduğu ifade edildi.

Haberde, Türkiye’nin programdan çıkarılmasına rağmen ABD hükümetine ait üretim tezgahlarını elinde bulundurmasının endüstriyel casusluk gibi güvenlik endişelerine yol açtığı öne sürüldü. Ayrıca, TUSAŞ’ın bu üretim hattını kullanarak Milli Muharip Uçak KAAN’ın gövde üretimini gerçekleştirdiği iddia edildi.

ABD Savunma Bakanlığı’ndan dönemin Satın Alma ve Sürdürme Müsteşarı Ellen Lord’un, Türkiye’nin programdan çıkarılmasından önce alternatif tedarikçilerin belirlenmesi için çalışmaların yürütüldüğünü açıkladığı hatırlatıldı. Haberde, toplamda F-35’in hava çerçevesi ve motoru için Türkiye’de üretilen 1005 farklı parçanın alternatif üreticilere kaydırılması gerektiği belirtildi.
ABD Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi’nin (GAO) Mayıs 2020 tarihli raporuna atıfta bulunulan haberde, Türkiye’den parça tedarikinin Mart 2020 itibarıyla durdurulması talimatı verildiği, ancak üretimde gecikme yaşanmaması için Türk firmalarından teslimatların 2022 yılına kadar devam ettiği vurgulandı. Nisan 2022’de yayımlanan başka bir GAO raporunda, Türkiye’den tedarik edilen 817 hava çerçevesi parçası ve 181 motor parçasından yalnızca yedi motor parçası için alternatif tedarikçilerin henüz tam olarak devreye girmediği belirtilerek, bu parçaların Mart 2022’ye kadar tamamen değiştirileceğinin öngörüldüğü aktarıldı.

Mayıs 2023 tarihli üçüncü GAO raporuna da yer verilen haberde, Türkiye’den tedarik edilen parçaların farklı üreticilere kaydırılmasının uçak başına maliyeti 800 bin ila 1 milyon dolar, motor başına maliyeti ise 300 bin dolar artırdığı vurgulandı.

Haberde, F-35’in merkezi gövde üretiminde Northrop Grumman’ın ana sorumluluğunun devam ettiği, ancak Lockheed Martin ve Northrop Grumman’ın, Şubat 2023’te Alman savunma şirketi Rheinmetall ile Almanya’da ikinci bir üretim hattı kurmak için niyet mektubu imzaladığı belirtildi. Bu adımla Türkiye’nin programdan çıkarılmasının etkilerinin tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Lockheed Martin’in dönemin F-35 Müşteri Programları Başkan Yardımcısı Mike Shoemaker’ın, bu üretim hattının artan küresel talebi karşılamak için kritik önemde olduğunu söylediği aktarıldı. Haberde, Çekya, Yunanistan ve Romanya’nın F-35 satın aldığı, İsrail ve Güney Kore’nin ise ek siparişler verdiği vurgulandı.
Almanya’nın Weeze kentinde kurulacak yeni üretim tesisinin inşasına Ağustos 2023’te başlandığı ve 2025 ortasında üretime geçmesinin planlandığı bilgisi de paylaşıldı. Rheinmetall’in, üretim için gerekli ekipmanların Northrop Grumman tarafından sağlanacağını duyurduğu belirtildi.

Ancak, ABD Donanması’nın yayımladığı bilgi talebine rağmen, TUSAŞ’ta bulunan F-35 üretim ekipmanlarının hâlâ geri alınmadığına dair bir işaret olmadığına dikkat çekildi. Haberde, eğer Northrop Grumman, Almanya’daki üretim tesisini bu ekipmanlarla kurmayı planlıyorsa, bu durumun tesisin zamanında üretime başlamasını riske atabileceği öne sürüldü.


Defense Archives’in haberinde, konuyla ilgili Northrop Grumman ve TUSAŞ’tan ek bilgi talep edilmesine rağmen herhangi bir yanıt alınmadığı aktarıldı. Aynı şekilde, NAVAIR ve F-35 Ortak Program Ofisi’nin de açıklama yapmadığı belirtildi. Lockheed Martin’in ise yorum yapmayı reddettiği ifade edildi.