1 Ekim’den bu yana neler yaşandı? Yeni süreç tartışmalarında kim ne dedi? - Batman Burada

yayınlandı

Yeni süreçle ilgili tartışmalar sürerken, Abdullah Öcalan’ın DEM Parti İmralı Heyeti’yle görüşmesinin ardından yapması beklenen çağrıyla 1 Ekim’den bu yana yaşanan gelişmelerin yeni bir aşamaya evrilmesi bekleniyor.

İLKE TV’nin haberine göre, DEM Parti İmralı Heyeti  Abdullah Öcalan’la üçüncü görüşmesini bugün (27 Şubat) gerçekleştirecek. Bu görüşmenin ardından, heyet aynı gün İstanbul’da bir açıklama yapacak.

DEM Parti İmralı Heyeti ile Abdullah Öcalan arasında, 1 Ekim’den bu yana yaşanan gelişmeler bağlamında yapılan üçüncü görüşmenin ardından ise gözler bu açıklamada olacak ve Öcalan’dan gelmesi beklenen ‘mesaja’ çevrilecek.

Son günlerde kamuoyunda, Abdullah Öcalan’dan gelecek mesajın biçimine yönelik bir gündem vardı. Bu bağlamda Abdullah Öcalan’ın mesajının görüntülü mü yoksa yazılı mı olacağı tartışma konusuydu. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, mesajın görüntülü olmasını temenni ettiklerini belirterek biçime dair duruşlarını ortaya koydu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada ‘kendilerinde bu yönde bir bilgi’ olduğunu aktarmıştı.

Peki 1 Ekim’den bu yana yeni süreçte neler yaşandı? Taraflar hangi adımları attı? Bu adımlar yeni süreci nereye evriltti? Siyaset platformunda kim neler söyledi? 1 Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti grubunun yanına giderek tokalaşmasıyla başlayan yeni sürecin kronolojisi şöyle:

1 Ekim: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis’in yeni yasama yılı açılışında DEM Partili yöneticilerle el sıkıştı. Bahçeli gazetecilere “Dünyada barışı isterken, kendi ülkemizde barışı sağlamamız lazım” dedi. Aynı günlerde Türkiye iç siyasetinin gündemine Ortadoğu’da 7 Ekim 2023 sonrası artan savaş olasılığı bağlamında yeni bir kavram girmişti: ‘İç cephe’

1 Ekim’den bu yana neler yaşandı? Yeni süreç tartışmalarında kim ne dedi?

2 Ekim : Devlet Bahçeli’nin bu adımına ilk tepki,  yeni yasama yılının ilk grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’dan geldi. Bakırhan konuşmasında  “Türkiye’de her zamankinden daha fazla diyalog ve müzakereye ihtiyaç var. Sayın Bahçeli’nin gelmesi de gayet normaldi, anormal bir durum yoktu. Türkiye’de toplumsal barışı savunan, ülkeyi refaha ve huzura kavuşturacak olan her her eli tutmayı, her adımı desteklemeyi zaten belirtmiştik bugün de aynısını tekrar ediyorum.” diye konuştu.

3 Ekim: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, aynı gün yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı öncesinde bir araya geldi. 1 Ekim sonrası ilk kez bir araya gelen iki lider görüşme sonrası açıklama yapmadı.

1 Ekim’den bu yana neler yaşandı? Yeni süreç tartışmalarında kim ne dedi?

5 Ekim: Bahçeli 1 Ekim sonrası ilk kez konuştu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis açılışındaki konuşmasına atıfta bulunarak, “Cumhurbaşkanı TBMM’de dayanışmanın, huzurun, akıllı bir çalışmanın davetini sunmuştur. Bu davetten sonra MHP’nin genel başkanı olarak Cumhur İttifakı ve Türk milletinin cumhurbaşkanının çağrısına adım atmak bana düşen bir görevdir” dedi. Bahçeli’nin aynı açıklamasındaki “Ellerini sıkmam Türkiye partisi olmanın işareti olarak görülmelidir” ifadeleri de dikkat çekiciydi.

8 Ekim: Devlet Bahçeli 1 Ekim’den bir hafta sonra yapılan MHP grup toplantısında DEM Parti’ye hitaben “Uzattığım el gelin Türkiye partisi olun, gelin teröre cephe alın, gelin bin yıllık kardeşliğimizde kenetlenin teklifidir” dedi. Erdoğan, aynı gün kendi partisinin grup toplantısında ittifak ortağına destek verdi ve “Cumhur İttifakı’nın uzattığı elin değerinin muhatapları tarafından anlaşılmasını ümit ediyoruz” diye konuştu.

13 Ekim: DEM Parti’nin Diyarbakır’da düzenlemek istediği ‘Özgürlük Mitingi’ Diyarbakır Valiliği tarafından yasaklandı. Miting öncesi kentte yoğun bir polis ablukası yaşandı. Miting için belirlenen toplanma alanına gelenlerden 47 kişi gözaltına alındı.

1 Ekim’den bu yana neler yaşandı? Yeni süreç tartışmalarında kim ne dedi?

15 Ekim: Devlet Bahçeli Abdullah Öcalan’a yönelik ilk doğrudan çağrısını 15 Ekim günü gerçekleşen grup toplantısında yaptı. Bahçeli o gün Öcalan’a, “Örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin.”  diye çağrıda bulundu.

Aynı gün partisinin grup toplantısında Bahçeli’nin çağrısına yanıt veren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise  “Sayın Bahçeli, Öcalan’ın ne söyleyeceğini, nasıl bir çağrı yapacağını biz de merak ediyoruz senin gibi. O zaman tecridi kaldırın, Öcalan’ın kendi örgütüne, kendi arkadaşlarına ne dediğini hep beraber izleyelim görelim. 43 aydır kuş uçmayan, kervan geçmeyen, uçan kuşların bile üzerinden geçmediği bir adaya boşuna çağrı yapılır mı? İmralı kapılarını açın, dinleyelim, görelim.” dedi.

22 Ekim: Devlet Bahçeli, gündeme asıl damga vuran açıklamasını ise, 22 Ekim’deki MHP grup toplantısında yaptı.

Bahçeli o günkü grup toplantısında Abdullah Öcalan’a TBMM çatısı altında konuşma çağrısında bulundu ve tecridin kaldırılmasını istedi.

“DEM Parti’ye uzattığı elin günlerdir konuşulduğunu” belirten Bahçeli, “Türkiye’nin yeni bir çözüm sürecine değil ortak aklı çalıştırmaya, dürüst samimi adımlara, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirmeye ihtiyacı vardır. Türkiye’nin sorunu Kürtler değil bölücü terör örgütüdür. Tek tek Kürt kardeşlerimin sorununu çözmek mecburidir” dedi ve Öcalan’a DEM Parti grubunda konuşma çağrısı yaparken, ”Ne Kandil, ne de Edirne; adres İmralı’dan DEM’e uzansın” dedi. Bahçeli ayrıca konuşmasında ömür boyu hapis cezası alan hükümlülerin yeniden özgürlüğe kavuşmasının yolunu açan bir infaz sistemi olan ‘umut hakkı’ ile Öcalan’ın serbest bırakılmasını gündeme getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Bahçeli’nin çağrısı için ‘tarihi fırsat penceresi’ ifadesini kullandı.

Bahçeli’nin çağrısının ardından DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu olağanüstü toplandı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Bahçeli’nin çağrısına partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda yanıt verdi.

Hatimoğulları, “Kürt sorununun çözüm yolu bellidir. Orta Doğu ve Türkiye’de barışın muhatabı İmralı’da ağır tecrit altında bulunan sayın Abdullah Öcalan’dır. Çözümün yolu TBMM’dir. Biz inisiyatif almaya hazırız. Bir başlangıç olarak tecrit kaldırılsın” dedi.

23 Ekim: DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili ve Abdullah Öcalan’ın yeğeni Ömer Öcalan 23 Ekim’de İmralı’da Öcalan ile görüştüklerini duyurdu. Bu, Abdullah Öcalan’ın 43 ay sonra yaptığı ilk görüştü. Ömer Öcalan’ın görüşmenin ertesi günü yaptığı sosyal medya paylaşımına göre Abdullah Öcalan şu mesajın iletilmesini istedi: “Tecrit devam ediyor. Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim.” Bu, yeni süreçte Öcalan’dan kamuoyuna ulaşan ilk mesaj olarak kayıtlara geçti.

Aynı gün TUSAŞ’ın Ankara Kahramankazan’daki yerleşkesine silahlı ve bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti, 22 kişi yaralandı.

TUSAŞ saldırısı sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel 6 gün sürecek ve belediye eş başkanları, Amedspor ve Roboski ailelerinin de ziyaret programında olduğu doğu ve güney doğu turunu iptal ederek aynı gün Diyarbakır’dan Ankara’ya döndü.

30 Ekim: Cumhurbaşkanı Erdoğan; Abdullah Öcalan’a Meclis’te DEM Parti grubunda konuşma çağrısı yapan MHP lideri Devlet Bahçeli’ye tam destek verdi. Erdoğan, “Bahçeli’nin, cesur çıkışı ve akıl dolu cümleleriyle tarihe not düşen, istikamet çizen bir lider” olduğunu söyledi.

Aynı gün İstanbul’da CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer gözaltına alındı ve  tutuklandı.

31 Ekim: Esenyurt Belediyesi’ne kayyım atandı. 31 Mart Yerel Seçimleri’nde, DEM Parti PM’nin 16 Aralık 2023’te deklare ettiği ve yerel seçimlerdeki yol haritasını ifade eden ‘Kent Uzlaşısı’ çerçevesinde desteklenen Belediye Başkanı Ahmet Özer’e ‘terör örgütü üyeliği’ suçlaması getirildi.

4 Kasım: İçişleri Bakanlığı kararı ile DEM Parti yönetimindeki Mardin, Batman ve Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin belediyelerine kayyım atandı. Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, Batman Belediyesi Eşbaşkanı Gülistan Sönük ve Halfeti Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Karayılan görevden alındı.

DEM Parti, “Biz çözüm ve barış için el uzatılmasını beklerken, halkın iradesine el uzatılmıştır” açıklamasıyla kayyım atamalarına tepki gösterdi.

Aynı gün, İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in yerine kayyım atanan İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy,  Esenyurt Belediye Meclisi’ni lağvetti ve Esenyurt Belediyesi’nde başkan yardımcılarını da görevden aldı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görevden alınan Ahmet Türk’e destek vermek için Mardin’e gitti. Konuşmasında kayyım kararına tepki gösteren Özel, “Mardin’in Büyükşehir Belediye Başkanının kim olduğuna Mardinliler karar verir” dedi.

7 Kasım: DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan hakkında inceleme başlatıldı. İçişleri Bakanlığı incelemenin, Bakırhan’ın Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atanması sonrası yaptığı konuşmadaki ifadeleri nedeniyle başlatıldığını bildirdi.

10 Kasım: Atatürk Haftası nedeniyle dokuz yıl aradan sonra ilk kez Çankaya Köşkü’nde yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin ardından konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kayyım kararlarına dair açıklamalarda bulundu. Erdoğan görevden alınan belediye başkanları için “Seçilmiş başkanlar değil, örgütün atadığı ne idüğü belirsiz tipler” ifadelerini kullandı.

12 Kasım: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında Abdullah Öcalan için yaptığı çağrıya göndermede bulunarak, “Yaptığımız ve söylediğimiz her şeyin arkasındayız” dedi.

12 Kasım günü itibarıyla MHP’nin X hesabından aynı saatlerde (15:00), Bahçeli’nin yeni sürece ilişkin sözlerinin olduğu paylaşımlar yapılmaya başlandı. ‘Vakit tamamdır, söz konusu vatandır’ içerikli paylaşımlardan birinin bağlam ifadesi “Bin yıllık kardeşlikten yanaysan; vakit tamamdır, söz konusu vatandır” şeklindeydi.

Partisinin aynı gün gerçekleşen grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise “Yıllarca birbirimize söylemediğimiz söz kalmadı ama bir türlü barışı konuşamadık, çözümü konuşamadık. Biz de çözümden yana olduğumuzu belirtiyoruz. O zaman konuşmamızın önündeki engel nedir?” ifadelerini kullandı.

14 Kasım: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli, bir araya geldi. Zirve, Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim’de Abdullah Öcalan’a yönelik çağrısı sonrası gerçekleşen ilk görüşme oldu. Hükümete yakın medya organlarından 17 Kasım’da ‘sızdırılan’ haberlerde söz konusu zirvede her iki lider arasında ‘her konuda’ tam bir mutabakat olduğu aktarıldı.

Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum katıldığı bir TV  programında yeni sürece dair açıklamalarda bulundu. Uçum, söz konusu süreçte Erdoğan ve Bahçeli arasında ‘yüksek bir uyum’ olduğunu belirtti.

16 Kasım: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 16 Kasım’da, kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları  Devrim Demir ve Ahmet Türk’ü ziyaret ederek kayyım uygulamalarına karşı destek verdi.

20 Kasım: Eski milletvekili ve akademisyen Ufuk Uras, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle görüştüğünü duyurdu. Uras, sosyal medya platformu X’teki hesabından görüşmeyi şu ifadelerle paylaştı:

“Sayın Devlet Bahçeli ile son dönem ortaya koyduğu perspektifle ilgili görüş alışverişinde bulunduk. Gösterdiği ilgi ve sohbet için teşekkür ederim.” 

22 Kasım: Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim’deki Abdullah Öcalan çağrısından tam bir ay sonra DEM Parti yönetimindeki Dersim ve CHP yönetimindeki Ovacık’ta belediyelere kayyım atanarak seçilmiş belediye başkanları Cevdet Konak ile Mustafa Sarıgül görevden alındı. Böylece 1 Ekim sonrası kayyım atanan belediye sayısı 4’ü DEM Partili, 2’si de CHP’li seçilmiş belediye başkanlarının yönetimindeki 6 yerel yönetim oldu.

29 Kasım: İçişleri Bakanlığı Van Bahçesaray Belediyesi Başkanı Ayvaz Hazır’ın görevinden uzaklaştırıldığını ve yerine kayyım atandığını açıkladı. Karara tepki gösteren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan “İktidar bilsin ki; atadığı her kayyımda demokratik meşruiyetini yitirmekte; Kürt kentlerinde zorla, copla, gazla, hileyle, hukuksuzlukla var olmak dışında tek bir siyasi varoluşu kalmamaktadır” dedi.

28 Aralık: Meclis Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan’dan oluşan DEM Parti İmralı Heyeti  İmralı Adası’na giderek Abdullah Öcalan ile yeni sürecin ilk  görüşmesini gerçekleştirdi. Öcalan’ın heyet aracılığıyla kamuoyuna verdiği ilk mesaj şu oldu:

“Türk-Kürt kardeşliğini yeniden güçlendirmek tarihi bir sorumluluk olduğu kadar tüm halklar için de kader belirleyici bir önem ve aciliyet kazanmıştır. Sürecin başarısı için Türkiye’deki tüm siyasi çevrelerin dar ve dönemsel hesaplara takılmadan inisiyatif alması, yapıcı davranması ve pozitif katkı sunması elzemdir. Bu katkıların en önemli zeminlerinden biri de şüphesiz TBMM olacaktır. Gazze ve Suriye’de yaşanan hadiseler göstermiştir ki, dışarıdan müdahalelerle kangrenleştirilmeye çalışılan bu sorunun çözümü artık ertelenemez bir hal almıştır. Bunun ciddiyetiyle doğru orantılı bir çalışmayı başarıya ulaştırmak için muhalefetin de katkı ve önerileri değerlidir. Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim. Heyet bu yaklaşımımı gerek devletle gerekse siyasi çevrelerle paylaşacaktır. Bunlar ışığında gereken pozitif adımı atmaya ve çağrıyı yapmaya hazırım. Bütün bu çabalarımız, ülkeyi hak ettiği düzeye taşıyacak ve aynı zamanda demokratik bir dönüşüm için de çok kıymetli bir kılavuz olacaktır. Devir Türkiye ve bölge için barış, demokrasi ve kardeşlik devridir.”

2 Ocak: DEM Parti İmralı Heyeti  Ahmet Türk ile birlikte TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Görüşmeler sıcak bir atmosferde gerçekleşti. Heyet adına konuşan Sırrı Süreyya Önder görüşmelerden sonra “umutluyuz” açıklaması yaptı. Bahçeli ise Abdullah Öcalan ziyaretini “hayırlı” buldu ve derhal silah bırakma çağrısı yapılması gerektiğini söyledi. 

10 Ocak: DEM Parti yönetimindeki Mersin Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atandı; DEM Partili eş başkanlar  Hoşyar Sarıyıldız ve Nuriye Arslan tutuklandı.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da tutuklamaları ve kayyım atanmasını eleştirdi.