Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'siz bir Avrupa güvenliği düşünülemez - Serbestiyet

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Büyükelçiler İftarı’nda konuştu:

“Türkiye’siz bir Avrupa güvenliği düşünülemez”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kafkasya’da refah ve istikrar için çabalarını yoğunlaştırdıklarını, Ermenistan ile normalleşme sürecini ilerlettiklerini ve Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışı tesis edecek bir anlaşmayı beklediklerini hatırlattı.

Doğu Akdeniz ve Ege’deki istikrar ortamının korunmasını arzu ettiklerini belirten Erdoğan, “Komşumuz Yunanistan ile münasebetlerimizde karşılıklı adımlarla tesis ettiğimiz olumlu atmosferin muhafazasından yanayız. Balkanlar’daki istikrarın korunması için elimizden gelen katkıyı sunuyoruz. Ata yurdumuz Orta Asya’daki kardeş cumhuriyetlerle her alanda yakın ilişkilerimiz sürüyor. Türk Devletleri Teşkilatı ile işbirliğimiz daha da derinleşmiştir. Bunu ilerletmekte kararlıyız.” ifadesini kullandı.

“Gelen tehlikeye kayıtsız kalarak hiçbir yere varamayız”

Gücü elinde bulunduranın zayıfı tahakküm altına almasının ciddi sorunları da beraberinde getirdiğinin altını çizen Erdoğan, zayıfın, mağdurun, mazlumun, güçsüzün hakkını arayabileceği kapıların teker teker kapandığını belirtti.

Kelimenin tam anlamıyla altta kalanın canının çıktığı daha adaletsiz, daha acımasız bir uluslararası gerçekliğin inşa edildiğine işaret eden Erdoğan, artan yabancı düşmanlığının, terörizmin, faşist partilerin ve hemen her krizin süratle çatışmaya evrilmesinin bu yeni gerçeklikten bağımsız okunamayacağını vurguladı.

Biz ‘dost acı söyler’ prensibine yürekten inanan bir ülkeyiz”

Yaşanan gelişmelerin önüne geçilmemesi halinde varılacak yerin askeri veya siyasi patlamalar olacağı uyarısında bulunan Erdoğan, şunları söyledi:

“Bunun işaretleri şimdiden görülmeye başlanmıştır. Dolayısıyla sorunları zamana bırakarak, sorunlara gözlerimizi kapatarak gelen tehlikeye kayıtsız kalarak hiçbir yere varamayız. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ şiarıyla verdiğimiz mücadele, bırakın sorun çözmeyi kendisi sorun üreten işte bu küresel sistemin yerine daha kuşatıcı bir yapının inşası içindir. Şunu bugün bir kez daha açık ve net ifade etmek isterim. Küresel karar alma mekanizmalarının dünyanın değişen şartlarına uyum sağlamasının vakti çoktan gelmiştir. En basitinden dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan Müslümanların artık karar alma süreçlerinde hak ettikleri şekilde temsil edilmesi gerekiyor.”

“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde veto yetkisine sahip bir İslam ülkesinin bulunması ihtiyaçtan öte artık bir zorunluluktur.” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak 5 daimi üyenin adaleti esas alan bir güç paylaşımına gitmek yerine güç temerküzüyle sorunları bastırmaya çalıştıklarını görmekteyiz. Şurası unutulmasın ki bu değişim dalgasına direnildikçe sorunlarımızın hem sayısı hem de ölçeği büyümeye devam edecektir. Tabii bizim bütün bu gerçekleri açık yüreklilikle dillendirmemizin kimi dostlarımızı memnun etmediği bilincindeyiz. Ama biz ‘dost acı söyler’ prensibine yürekten inanan bir ülkeyiz. Eleştiriye uğrasak dahi hakkı, hakikati ve tüm insanlık için en doğru olanı söylemekten geri durmadık. Bundan sonra da geri durmayacağız.”

“Krizlerle çevrili bir coğrafyada kritik roller üstlendik”

Erdoğan, krizlerle çevrili bir coğrafyada enerji güvenliğinden terörle mücadeleye, gıda güvenliğinden kalkınmaya, kritik roller üstlendiklerini belirtti.

“Sayısını 22 yılda 163’den 262’ye çıkardığımız dış temsilciliklerimizle, 5 kıtada 170 ülkede 63 ofisiyle faaliyet gösteren TİKA’mızla, 55 ülkede eğitim faaliyeti yürüten Türkiye Maarif Vakfımızla ve Yunus Emre Enstitüsü, AFAD, Kızılay, Anadolu Ajansı gibi kurumlarımızla nerede bize ihtiyaç varsa orada olmanın gayretindeyiz” diyen Erdoğan, dost ve kardeş bildikleri insanların kötü günlerinde de yanlarında olmaya çalıştıklarını söyledi.