Dünya çapında yalnızca Türkiye ile İsrail’de, ülkemizde de sadece Hatay’da yaşayan Hatay Dağ Ceylanı, habitat kaybı, su kaynaklarının azlığı ve besin kıtlığı gibi tehditlerle karşı karşıya kalmasıyla gelecekleri risk çizgisine geldiğini tespit edilmesiyle, Doğa Derneği ve Hatay Tabiatı Koruma Derneği’nin (TAKODER) birlikte yürüttüğü proje hayata geçiyor.
Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN), küresel ölçekte tehlike altında olan dağ ceylanlarının, özellikle İsrail’deki popülasyonu ciddi bir düşüş eğiliminde olduğunu belirledi. Bu durum, 2025 yılı envanterine göre, dünyada yaklaşık 3.000 bireylik dağ ceylanı popülasyonunun 1.504 bireyini barındıran Hatay’daki popülasyonun önemini daha da artırdı. Bir zamanlar Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Halep gibi geniş bir alanda bulunan dağ ceylanları, günümüzde yalnızca Hatay il sınırlarında, İncirli Tepeleri Önemli Doğa Alanı’nda, Kırıkhan ve Reyhanlı ilçeleri arasında yer alan “Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında yaşamını sürdürüyor.
CEYLANLARA YENİ SU VE GIDA KAYNAKLARI OLUŞTURULUYOR.
2024 Ağustos ayında Dünya Doğayı Koruma Birliği Türümüzü Kurtarın Fonu (IUCN Save Our Species) ve Segre Vakfı (Foundation Segré) Koruma Eylem Fonu desteğiyle başlatılan proje kapsamında, dağ ceylanlarının suya erişimini artırmak için üç yeni su kaynağı oluşturuldu. Ayrıca, dağ ceylanlarının protein ihtiyacını karşılamak amacıyla 10 dönümlük bir pilot alana nohut ekimi yapıldı. Bölgedeki 11 tarihi su sarnıcı, ceylanlar ve diğer yaban hayvanları için risk oluşturuyordu. Düşme sonucu yaralanma ve ölüm vakalarının önüne geçmek için sarnıçların çevresi ekolojik parmaklıklarla güvenli hale getirildi. Bunun yanı sıra, bölgedeki su yalaklarının zamanla büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar tarafından kullanılmaya başlanması, ceylanlar için şap hastalığı gibi tehditler oluşturuyordu. Bu nedenle, dört su kaynağının da restorasyonu gerçekleştiriliyor. Yapılan düzenlemelerle suyun sürekli akışı sağlanarak ceylanların güvenli bir şekilde suya erişimi güvence altına alınıyor.
TÜRÜN GENETİK ÇEŞİTLİLİĞİNİ ARTIRMA PLANI
Ceylanların geleceğini güvence altına almak için, türün genetik çeşitliliğini artırmaya yönelik bir plan hazırlanıyor. İzole ve sınırlı alanlarda yaşayan küçük popülasyonlarda genetik çeşitliliğin düşük olması, hastalıklara ve diğer tehditlere karşı dirençlerini zayıflatıyor. Bu nedenle, yeni yaşam alanları oluşturularak ceylan nüfusunun güçlendirilmesi hedefleniyor.
Proje yalnızca saha çalışmalarıyla sınırlı kalmıyor. Yerel halk, çiftçiler ve çobanlarla yürütülen farkındalık çalışmaları kapsamında bugüne kadar 300’ü aşkın öğrenciye eğitim verildi ve bilgilendirici materyaller dağıtıldı. Ayrıca, yetkililerle yapılan toplantılar ve sosyal medya içerikleri ile dağ ceylanlarının korunmasına yönelik daha geniş bir destek ağı oluşturuluyor.
BAŞARILI ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan, Hatay’ın, Türkiye’deki dağ ceylanı popülasyonuna ev sahipliği yapan tek bölge olduğuna dikkat çekerek “Dünyada sadece iki bölgede kalan bu ceylan türünü korumak onun dünya üzerindeki neslinin devam etmesi için kritik öneme sahip. Yerel ortağımız Hatay Tabiatı Koruma Derneği (TAKODER) ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü uzun yıllardır ceylanlar için bölgede başarılı çalışmalar yürütüyor” dedi.
POLİLASYONU ARTTIRMAYI HEDEFLİYORUZ
Şafak Aslan, dernek olarak kendilerinin de bu çalışmaları yaparak tanıtım sağlamayı kaydettiklerini dile getirerek şunları söyledi. “Bu çalışmaların uluslararası doğa koruma alanında tanınması ve desteklenmesini sağlıyoruz. TAKODER ile yürüttüğümüz koruma çalışmalarına ek olarak Hatay dışında, geçmişte dağ ceylanlarının yaşadığı alanları araştırıyoruz. Dağ ceylanlarının tekrar bu alanlarda yaşaması için uygun habitatlar sunup sunmadığını belirliyoruz. Gelecekte, belirlediğimiz alanlara dağ ceylanlarını naklederek popülasyonlarını artırmayı hedefliyoruz.’