İYİ Parti Düzce İl Başkanı Yunus Özay Er, Öncü Haber’e yaptığı özel açıklamada, Türkiye’nin içinde bulunduğu zor ekonomik koşulları değerlendirdi. Son yaşanan krizin sadece ekonomik olmadığını vurgulayan Er, “Diğerlerinden çok farklı olarak ülkede derin bir yoksulluk, derin bir enflasyon ve derin bir durağanlık yaşanıyor. Ayrıca çok ciddi bir idari krizin, yönetimsel krizin hukuki adalet mekanizmasında yaşadığını düşünüyorum. Reform adı altında buna bütünsel bir şekilde yaklaşılmadığı sürece de bu krizden çıkmanın kolay olduğunu düşünmüyorum.” dedi.
İYİ Parti Düzce İl Başkanı Yunus Özay Er ve Merkez İlçe Başkanı Demet Boşver, 30 yılı geride bırakan Düzce basınının amiral gemisi Öncü TV’nin kuruluş yıl dönümünü kutladı. Öncü Medya Grubu’nu ziyaret eden İl Başkanı Er ve Merkez İlçe Başkanı Boşver, 31. yaşına basan Öncü TV’nin çalışanlarını tebrik etti.
“Öncü TV bir okul”
Ziyarette Öncü Haber Müdürü Canan Üstüner’in sorularını yanıtlayan İl Başkanı Er, 30 yıldır Düzce’nin ve Düzceliler’in sesi olan Öncü TV’nin başarılarından bahsetti.
Er, “Öncü TV, Düzce açısından çok önemli ilklere imza atmış bir kurum. Bu kurumun Düzce siyasetinde ve sosyal hayatında da çok önemli etkiler olduğunu bilir. Gerek yayın politikalarını, gerek yayın kaliteniz, gerekse habercilik kalitenizi siyaset mecrasında aktif olarak görev aldığım 8 yıldır hep taktir ettim. Düzce için doğruları, memleketi için hakkı, hakkaniyeti söylemeye devam etme gücü versin. Burası bir okul. inşallah Düzce basınına ve Türkiye basınına da nice isimler kazandırırsınız.
“Düzce’de teşkilatlarımızı tekrar ayağa kaldırdık”
Meral Akşener’in siyasetten el çekmesi sonrası genel başkanlık görevini üstlenen Müsavat Dervişoğlu ile birlikte başlayan toparlanma sürecinden bahseden Er, şöyle konuştu:
“Türkiye’de çok alışıldık bir şey değil bizim yaşadığımız ve Türk siyasi açısından da zor bir süreçten geçiyoruz. Türkiye’de partiler kurucu liderlerini kaybettikten sonra siyasi manada çok önemli bocalama devreleri geçirir. Yakın siyasi dönemde Doğru Yol ve Anavatan partilerinin kurucu liderleri; rahmetli Süleyman Demirel ve rahmetli Turgut Özel ayrıldıktan sonra yaşananlar malumdur. Biz oldukça sıkıntılı bir siyasi süreçten sonra kurucu genel başkanımızın da siyasete ara vermesi neticesinde yapılan kongrede Sayın Müsavat Dervişoğlu genel başkanlığa geldiği günden bugüne kadar partinin derlenip toplanması, teşkilatların ayağa kalkması, seçmenin partiyle alakalı beklentilerini karşılamaya yönelik çok yoğun bir çalışma içerisinde. Biz de Düzce’de benzer çalışma içerisindeyiz. Benim siyasete bakışım da siyasetin hep teşkilatlar üzerinden yapıldığı noktasındadır. Ben, ben merkezli ya da bireysel popülarite odaklı siyaseti hiç benimsemedim. Biz de Düzce’de teşkilatlarımızı tekrardan ayağa kaldırdık, teşkilatlanma çalışmalarımızı tamamladık. Bu kolay bir süreç değil, onun dışında da genel merkezden aldığımız sorumlulukla genel başkanımızla Türkiye’yi gezmeye devam ediyoruz.”
“Düzce adına doğruları söylemeye devam edeceğiz”
Düzce’deki muhalefet boşluğuna sözü getiren İYİ Partili Er, “Ben bunu Düzce’de çok sık duyuyorum İYİ Parti’nin ve bizim ekip olarak yapmış olduğumuz muhalefete duyulan ihtiyacı ve özlemi son dönemler de sık sık duyuyorum. Bizim amaçlarımızdan, ideallerimizden uzaklaşma gibi bir durumumuz yok sadece güncel şartlar sebebiyle önceliği teşkilatlanmaya verdik. Düzce adına ve Türkiye adına doğruları söylemeye aynı tarzda muhalefet yapmaya Düzce halkı için devam edeceğiz inşallah.”
“Biz ağır bedeller ödemeyi göze alarak hür ve müstakil siyaset adı altında bir yola çıktık”
Son dönemde CHP’li belediye başkanlarına yönelik başlatılan soruşturma ve kayyum atamalarını da değerlendiren İl Başkanı Er, şöyle konuştu:
“Türkiye’de özellikle anayasal sistemde yapılan değişiklik sonrası başkanlık rejimine geçilmesiyle beraber zaten ana hedef oydu, toplumu iki kutuplu bir hale getirmek ve bu iki kutup arasında seçmenleri bir tercihe zorlamak. Bu iki kutbun da başında bulunan oy oranı olarak en yüksek oy alan partilere bir seçmen akışı sağlayarak yurt dışındaki gibi istikrar adı altında siyasal çok sessizliği bitirmeye yönelik bir çalışmadır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ya da Cumhur İttifakı’nın büyük partisi olan AK Parti’nin bu yönde talep görmesi bu yönde ilgi alaka görmesi bu sistemin doğal bir sonucu fakat biz ağır bedeller ödemeyi göze alarak yerel seçimler öncesinde hür ve müstakil siyaset adı altında bir yola çıktık. Ben memleketin buna çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Ülkenin farklı bir sese, farklı bir siyasi yapılanmaya ve farklı bir siyasi söyleme ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu noktada 3. bir yolun mutlaka inşa edilmesi gerektiğini ve bunun da toplumda çok ciddi bir karşılık göreceğini düşünüyorum. Bu yönde de gerek partimizin gerek diğer partilerin içinde bulunduğu çalışma ortamını da büyük bir mutlulukla takip ediyorum. Diğer partilerin kendi bünyelerinde yapmış oldukları çalışmaları önseçim, mitingler ile alakalı çalışmaları son derece saygıyla karşılıyorum neticede kendi partilerine bir aday belirliyor. Allah memlekete ve millete hayırlı çalışmalar yapmayı nasip etsin inşallah.”
“Ekonomik krizden şikayet etmeyen insan yok”
Türkiye’nin kötü yönetim yüzünden ekonomik olarak sıkıntılı bir süreçten geçtiğini savunan İYİ Parti Düzce İl Başkanı Yunus Özay Er, bunu görüşünü şöyle açıkladı:
“Bizim ülkemizde bundan önce de cumhuriyet tarihiyle beraber özellikle 2. Dünya Savaşı öncesinde yaşanan ekonomik buhran sonrasında periyodik aralıklarla ekonomik krizler yaşanmıştır. Çok partili siyasi hayata geçtiğimiz dönemden itibaren ortalama 20 yılda bir, 20-25 yıllık süreçlerde bu ülke çeşitli şekillerde ve hacimlerde krizler yaşamış. Petrol krizi yaşamıştır, devalüasyonlar yaşamıştır, ekonomik krizler yaşamıştır. Dolayısıyla ülkemizin insanları buna biraz alışıktı fakat bu son dönemde yaşadığımız kriz diğerlerinden çok farklı derin bir yoksulluk, derin bir enflasyon ve derin bir durağanlık yaşıyor ülke. Ben bundan çıkışında ekonomik değil daha çok hukuk ve adalet üzerinden, hukuk ve adalet sisteminin güven vermesinden itibaren ülkenin yatırım yapılabilir bir ülke olmasının yurt dışında kabul edilmesiyle beraber aşılabileceğini düşünüyorum ne yazık ki hükümetten bu yönde atılan bir adım yok. Hükümet konuya salt ekonomik olarak bakıyor, alınan ekonomik tedbirlerle bu ekonomik sıkıntıların, enflasyon bazlı, yüksek faiz oranları bazlı sıkıntıların aşılabileceğini düşünüyor. Ben son yaşadığımız krizin diğer krizlerden farklı olarak sadece ekonomik bir kriz olduğunu düşünmüyorum. Ülkede çok ciddi bir idari krizin, yönetimsel krizin hukuki adalet mekanizmasında yaşadığını düşünüyorum. Reform adı altında buna bütünsel bir şekilde yaklaşılmadığı sürece de bu krizden çıkmanın kolay olduğunu düşünmüyorum. Çünkü kriz artık yaygın bir kriz haline geldi eskiden krizler olurdu 1999-2001 dönemlerini hatırlayalım, devalüasyonlar olurdu yüksek faiz politikaları ve sert tedbirler uygulanır tabiri yerindeyse ölen ölür, kalan kalır ve hayat ekonomik olarak devam eder ama bu dönemde artık kriz o kadar yaygınlaştı ki sokağa çıktığınız da en büyük iş adamından emeklisine kadar ekonomik krizin etkilemediği insan yok, ekonomik krizden şikayet etmeyen insan yok. Tabii bunun da sebebi ifade ettiğim gibi diğer krizlerden farklı olarak bu krizin sadece ekonomik olmaması ülkede çok ciddi bir yönetim krizi var ve çok ciddi bir adalet ihtiyacı var bunları demokratik çerçevede çözmeyeceğimiz sürece de çıkışın çok kolay olmayacağını düşünüyorum.”