Dedik de hayır mı, şer mi yaşayıp göreceğiz. Konumuz malum, yine ekonomi yine akçe meselesi. Ve de biri iyi, diğeri kötü iki haber. Önce iyi haberi verelim, hani deniyor ya, özellikle gıda ürünlerinde artan fahiş fiyatlar sahteciliği de artırıyor diye. Doğruya doğru, vatandaşın yediği içtiği hangi ürün sağlıklı ki? Süt ürünlerinden tutun da balı, zeytinyağı, et ürünleri falan filan tüm gıdalar ortaya karışık misali. Fahiş fiyatlar, artan sahtecilik ama Ankara konuya el atmış, gıdada sahtecilik yapanları mercek altına almış. Ağır cezai şartlar getiriyormuş! Bu cümleyi hep duyarız da benim anlamadığım gıdada fiyat arttıkça sahtecilik neden artıyor, fahiş fiyatlar sahteciliği mi köpürtüyor? Gelelim kötü habere, yaz aylarında kıymanın kilosunun bin liraya çıkacağı söyleniyor. Kötü haber için tek satır yeter mi?
***
Ihh yetmez. Malum Ramazan ayındayız. Vatandaşın iftarı da sahuru da gözü doymayan esnafın gazabına uğramış. Emeklisi, sabit ve dar gelirlisi iftar sofrasına eti koyamaz olmuş. Da, kırmızı ette de bıçak sahiden kemiğe dayanmış, eti alamayan vatandaş kasaptan etin kemiğini alır olmuş, tencerede kaynayan yemeğe et yerine kemik girmiş. Kasaplar etin kemiğini ayırıp ücretsiz dağıtırken kemik şimdi vitrinde yerini almış. Vah ki ne vah! Hele bir yaz gelsin bakalım kırmızı etin kilosu bin liraya çıkar da pandoranın kutusu açılır mı, yaşayıp göreceğiz.
***
Bakar mısınız, beyaz peynire de bir eserek gelmiş, etiketler uçmuş. Peynir deyip geçmeyin. Kahvaltının, şimdilerde ise sahurun olmazsa olmazı. Öyle kaşar maşar, tulum veya adı her neyse peynirden söz etmiyorum. Şu bizim beyaz peynir. Marketlerde ve hatta pazarda bile kilosu 250-300 liradan başlıyor. Yüzde bilmem kaç oranında zam gelmiş yenice. Hatta genel bir zam beklentisi varmış. Alternatif mi, çökelek.
***
Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere paraya. Ekonomi falan diyoruz da bırakalım bu ekonomist ağızlarını. Vatandaşın cebinde para kalmamış. Millet her ağzını açtığında, paranın pul olduğundan yakınır olmuş. Bu yaşam pahalılığı, artan gıda fiyatları bezdirmiş. Para yok, özet bu. Kimsenin ağzının tadı tuzu kalmadı hele ki Ramazan ayında. Bir fincan kahvenin bile tadı kaçtı. Ne bu kardeşim ete kemiğe zam. Nereye kadar gidecek, nereye evirilecek bu gidişat? Ama yüreğimizi ferah tutalım zira Ankara, “Gıda enflasyonunu önümüzdeki dönemde düşürmeyi hedefliyoruz” diyor ya. İyi hafta sonları.