Gerçeklerle Yüzleşmek...

Bizim hayallerimiz ayrı, gerçekliğimiz apayrı... Konuşmaya gelince başka, eyleme geçince bambaşkayız... Ağzımız güzel laf yapıyor eyvallah da hareketlerimiz tam aksi yönde ilerliyor...
Ne mi anlatmak istiyorum?..
Hayal dünyamızda AB'de olmalıyız... Japonya ve Finlandiya dilimizde pelesenk olmuş lakin yaşantımız tam anlamıyla Hindistan ve Pakistan...
Avrupa Birliğine alınmayı çoktan hakettik sözde de bir de pratikte haketsek mi?...
Mesela, eğitim sistemimizi Finlandiya gibi yapmayı artık denesek mi?...
Adamlar yıllarca gönüllü olarak ülkenin her köşesine gittiler... Gönüllü ordusu oluşturarak ve siyasi saikleri bir kenara bırakarak, sadece insan kaynağına yatırım yaparak bunu yaptılar... Herşeyin temeli eğitim dediler, insan kaynağımızdan başka zenginliğimiz yok dediler... Öyle giriştiler, bu şekilde başardılar...
Biz bunu yapmaya hazır mıyız peki?...

Japonlar depremlerden sonra yıkımlar ve can kayıpları yaşayarak ders çıkardılar... Her depremden sonra bir eksik giderdiler... Öylece, bir sonraki depremi beklemediler... Önlem aldılar... Depremlerle yaşamayı oğrenmemiz gerekiyor dediler... Bu şekilde bugüne geldiler...
Malzemeden çalmadılar... Para için insan hayatını hiçe saymadılar...
Biz buna hazır mıyız peki?...

AB üyesi olmak istiyoruz... En doğal hakkımız mı?... Evet de bunun için uyumlu yasalar, insan zihniyetimiz, yönetici ahlâkımız yeterli mi?...
Mesela ordaki demokrasi bilinci ve ahlâkî bilinç çok uzak değil mi bize?...
Kadın cinayetleri, bebek ve çocuk istismarı bizdeki gibi sıradan vakalar şeklinde mi?...
Trafik terörü, yayalara saygı?...
Adalet sistemi?...
İnsanların empati, özeleştiri ve ahlâkî bilinci?...
Rüşvet, rant, torpil bizdeki gibi mi?...
Hak ve hukuk, özgürlükler?...
İfade ve yaşam özgürlüğü?...
Oralarda fırsatçılık ve dolandırıcılık bu kadar yaygın mı mesela?...

Biz buna hazır mıyız peki?...