KESK: Faşizm aile diyor, kadınlar mücadeleyi büyütüyor

KESK Ankara Şubeler Kadın Platformu, düzenlenen basın açıklamasında “Gerici ve faşist kuşatmaya karşı kadınlar olarak AKP İktidarının ‘aile yılı’ ilan ettiği bu yılı ‘kadın yılı’ ilan ediyoruz. Bize evin yolunu gösteren politikalara karşı alanlarda, sokaklarda, iş yerlerinde kamusal alanda eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelemizi büyütüyoruz” denildi.

  • 04.03.2025 16:35
  • Giriş: 04.03.2025 16:35
  • Güncelleme: 04.03.2025 16:37
KESK: Faşizm aile diyor, kadınlar mücadeleyi büyütüyor

BirGün/Ankara

KESK Ankara Şubeleri Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde düzenlediği basın toplantısında kadın mücadelesine yönelik baskıları ve iktidarın kadın politikalarını eleştirdi. Açıklamayı, Haber Sen 2 No’lu Şube Kadın Sekreteri Gülkız Atmaca okudu.

Atmaca, 8 Mart’ın tarihçesine vurgu yaparak, kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam hakları için verdiği mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini belirtti. Eğitim Sen Üniversiteler Şubesi’nde gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Atmaca, “Aile söylemlerinin altında kadınlara biçilen rolün, dayatılanın ne olduğunu çok iyi biliyoruz. AKP'nin "Aile Yılı", kutsallaştırılmış aile politikaları, kadınları geleneksel aile yapısı içinde tutmayı ve onları ev içi rollerle sınırlandırmayı ve sosyal bir devletin yapması gereken bakım ve yeniden üretim emeğini kadınların omuzlarına yüklemeyi hedeflemektedir” diye konuştu.

Özellikle kısmi süreli çalışma oranının 2028 yılına kadar yüzde 12,3'e çıkarılması hedefinin kadınların tam zamanlı, güvenceli ve kamusal işlerden uzaklaşmasına neden olacağını belirten Atmaca, kadınların iş gücü piyasasında "ikincil" bir konuma itileceğinin altını çizdi.

Atmaca’nın açıklamasının öne çıkan noktaları şöyle:

“İktidarın gerici politikalarını hayata geçirmesinde en büyük destekçisi olan diyanet verdiği fetvalarla, yaptığı çalışmalarla kadın düşmanlığını açık etmekte ve kadını sadece aile içinde toplumsal cinsiyet rollerine uygun olarak var etmeye çalışmaktadır.

Kadın düşmanı politikaların kapitalizmden ve neoliberal politikalardan azade olmadığını çok iyi biliyoruz. Bütün kamusal alanların sermayenin ihtiyaçlarına dönük piyasalaştırılması, kadınları ucuz iş gücü ordusu görmesi ve LGBT+'lara nefret saldırıları sistemin devamlılığına esastır. Siyasal İslam sosuyla ve üst akıl olarak gördüğü diyanetin fetvalarıyla cinsiyet eşitliğine ve laikliğe saldırılar özellikle toplumsal cinsiyet eşitliğine, kadınların kazanılmış haklarına ve eğitimin her alanında olması, ideolojileri açısından toplumsal ve yapısal dönüşüm hızlandırmaktadır.

Emperyalist politikalar sonucu halklar, farklı mezhep ve inanç grupları birbirine düşman edilmekte, toplumsal barış imkânı yok edilmektedir. Bu çatışma ve savaş politikalarından ise en çok kadınlar ve çocuklar etkilenmektedir. Savaş ve çatışma ortamlarında yaşanan göçler ayrı sorunlara neden olmakta, kadınları şiddete ve yoksulluğa daha açık hale getirmektedir. Emperyalist ülkelerin korumasında Ortadoğu’da iktidara taşınan cihatçı gruplar kadınlar için karanlıktan başka bir şey vaat etmektedir.

Tüm bu gerici ve faşist kuşatmaya karşı kadınlar olarak AKP İktidarının ‘aile yılı’ ilan ettiği bu yılı ‘kadın yılı’ ilan ediyoruz. Bize evin yolunu gösteren politikalara karşı alanlarda, sokaklarda, iş yerlerinde kamusal alanda eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelemizi büyütüyoruz.”

Atmaca açıklamanın sonunda tüm kadınları 8 Mart’ta Kolej meydanına davet etti.