Taşa kazınan kimlikler
Osmanlı'da mezar taşları yalnızca bir ölüm işareti değil, ölen kişinin kimliğini yansıtan bir anlatıydı. Cinsiyet, meslek, sosyal statü gibi birçok bilgi, semboller ve motifler aracılığıyla mezar taşlarına işlenirdi.
Kadınlara zarafet, çiçeklere anlam
Kadın mezar taşlarında estetik ön plandaydı. Çiçek motifleri, bahar dalları, gerdanlık ve küpe gibi süslemeler kadının naifliğini ve zarafetini simgelerdi. Ayak taşında yer alan kırık bir gül goncası ise genç yaşta hayatını kaybeden kadınları temsil ederdi.
Başlıktaki şifreler: Kavuklar ve sarıklar
Erkek mezar taşlarında kullanılan başlıklar kişinin mesleği ve makamı hakkında doğrudan bilgi verirdi.
• Burma sarık: Paşa ve defterdar gibi üst düzey devlet adamlarına,
• Örfi destarlı kavuk: Kadı, müftü, imam ve şeyhlere,
• Kallavi kavuk: Sadrazam ve vezirlere,
• Ktibi kavuk: Yeniçeriler ve saray görevlilerine aitti.
Fesli taşlar ise daha çok II. Mahmud dönemine ait olup dönemi işaret eder, ama meslek belirtmezdi.
Servi ağacı: Sessiz bir dua
• Mezar taşlarındaki servi ağacı motifleri, Allah'ın birliğini ve ölümsüzlüğü temsil ederdi.
• İki servi iç içe: Doğumda ölen kadın ve kız çocuğunu,
• Üzümlü servi: Elif gibi dimdik duruşu,
• Eğik servi: Allah'a saygıyı simgelerdi.
Geometrik sembollerin dili
Eşkenar dörtgen, daire, kare ve altıgen gibi şekiller sonsuzluk, evrenin düzeni ve ilahi sistemin simgeleri olarak taşlara işlenirdi.
Taşlar konuşuyor
Osmanlı mezar taşları; zarafet, inanç ve anlam dolu sessiz anlatılardır. Her biri, ait olduğu dönemin estetik anlayışını ve kültürel kodlarını bugüne taşıyan görkemli birer belge niteliğindedir.