Zamansız Ezan Okumak-2

İki hafta önce Selçuklu veziri Nizamü’l-Mülk’ün Siyasetname eserinden ibretli bir hikâyeyi sizin ile paylaşmıştım.

Hikâye uzun olduğu için yarıda kalmıştı.

Tüccarın parasını piri fani terzi kudretli emirden kurtarmıştı. Tüccar piri fani terzinin bunu nasıl yaptığını sormuştu.

Hikâye

Terzi anlatmaya başladı.

“Bir gün dükkânımın önünde biraz da sarhoş olan bir emir bir kadına musallat olmuştu.

Evli olan kadıncağız namusunu emirden kurtarmak için bağırsa da nafile.

Ahali emirden ve askerlerinden çekiniyor, bir şey yapamıyorlardı.

Emir, kadını tutmuş peşinden sürüklüyor.

Bizde birkaç kişi, emirin peşine düştük ama askerlerden fazla yaklaşamıyoruz.

Emire kadının evli olduğunu, bırakmasını, ahalinin bunu hoş görmeyeceğini anlatmaya çalışıyoruz ama işe yaramıyor.

Emir kadını sürükleyerek konağına getirdi ve içeri attı.

Bizde kapıda bağırdık durduk, bir şey olmadı.

Yavaş yavaş herkes dağıldı.

Bunu böyle bırakamazdım, kadını kurtarmak ve emiri cezalandırmak için bir yol olmalıydı.

Vakitsiz Ezan

Derken gece oldu. Aklıma bir fikir geldi.

Nasılsa bunlar şimdi içki içip eğeleniyorlardır. Emir kadının yanına gitmemiştir.

Ben şimdi minareye çıkıp ezan okusam, sarhoş olduklarından, ezanı düyunca sabah olmuş zannederler.

Göreve çıkacakları için kadını bırakırlar, böylece kadın kurtulur.

Hızlıca minareye çıkıp gücüm yettiğince bağırarak ezan okumaya başladım.

Vakitsiz okuduğum ezanı duyan Halife Efendi, şu vakitsiz ezan okuyan kimdir, gidin bu densizi bana getirin diye emir verir.

Minareden indiğimde Halifenin adamları beni alırlar. “Seni densiz ne diye vakitsiz ezan okursun” diye beni hırpalamaya başlarlar.

Beni alıp halifenin huzuruna getirirler. Ben zaten Halifeye gitmeyi istediğim için “niçin vakitsiz ezan okuduğumu halifeye söyleyeceğim, size söylemem” dedim.

Halifenin cezası

Halifeye her şeyi anlattığımda, Halife hemen emirin tutuklanarak huzuruna getirilmesini ister.

Emiri bir torbaya koydurur ve sopalarla dövdürerek bütün kemiklerini kırdırır ve sonra nehire atılmasını emreder.

Kadının kocasına da kadının bir günahı olmadığını, kadını kabul etmesini, ona kızmamasını tembihler.

İşte bu olaydan sonra zulüm yapmaya kalkan emirler, benim vakitsiz ezan okumamdan korkarlar” der.

Özetlediğim bu hikâyeden herkes kendi dersini çıkarsın.

Benim dersim; içimizde vakitsiz ezan okuyacak cesurlar olmazsa zulmün ve haksızlığın sonu gelmeyecektir.

Trabzon Spora Fatih Tekke Hayırlı olsun

Eylül 2024’de yazdığım “Geri Dönüşler ve Trabzon Spor” başlıklı yazımı; “Belki yönetim tanıdık hocalarla yürümenin konforunu da düşünerek  Şenol Güneş hoca ile anlaştı. Şenol hocanın kariyeri elbette tartışılmaz.

İlkinde yazmamıştım bu sefer yazıyorum; Trabzonspor’un, genç, yetenekli ve başarıya aç bir teknik direktöre ihtiyacı var gibi geliyor, geri dönüşler yetmiyor” diyerek bitirmiştim.

Şimdi olması gereken görüldü, ama bir dönem, belki bir sezon gitti.  

Fatih Tekke’nin “mış gibi yapmayacağım” açıklamasını tuttum.

Başarı dileklerimle…