Cezaevinde hangi kitapları okuduğunu anlatan Ekrem İmamoğlu şu ifadeleri kullandı; "Bizim İBB olarak bastırdığımız resimli belgeli Nutuk vardı. En çok onu okuyorum. Sivas kısmına geldim, Ankara’ya doğru ilerliyorum. Her sayfada bir başka doluyorum. Burada okumanın yarattığı duyguları sonra konuşuruz. Ama Mustafa Kemal’in zafere olan inancı, müthiş azmi ve çalışkanlığı tariflere sığmaz. Kuran-ı Kerim’den de özellikle adaletle ilgili bölümleri not alarak okuyorum. Nâzım Hikmet’in bütün şiirlerini getirttim, o da başucumda. Hacı Bektaş Veli ile ilgili sayfa sayısı az ama müthiş derinlikli bir kitap da okuyorum." dedi.
Milyonlarca Ekrem'i ne yapacaklar?
Ekrem İmamoğlu, cezaevinde kendine bir çalışma düzeni oturttuğunu söyledi ve Mustafa Balbay'a şunları söyledi;
"Beni hapse atabilirler ama milyonlarca Ekrem’i ne yapacaklar? Benimle birlikte yol arkadaşlarımı da hapse attılar. Şunu unutmasınlar; ben hapishaneye sığmam. Şu duvarlar var ya, şu duvarlar bana teferruat. Burada bir çalışma düzeni kurdum, oturttum sayılır. Daha da oturtacağım."
Adaylık sürecine de değinen İmamoğlu, "Gönül mertçe bir yarış isterdi. Ama en güçlü rakibini seçim dışında bırakmak için her türlü yola başvuran mertliğin kıyısından geçmemiş bu uğurda hukuku araç olarak kullanmaktan çekinmeyen zavallı bir anlayışla karşı karşıyayız. Zavallı bir rakibim var." dedi.