İMVAK ve İlahiyat Fakültesi işbirliği ile düzenlenen Ramazan sohbetlerine devam edildi.
Cuma günü akşamı vakfın toplantı salonunda düzenlenen etkinliğe, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Bulut, Anahtar Parti Çorum İl Başkanı Nurullah Müstet, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı. Programda Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk İslam Edebiyatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seydi Kiraz tarafından ‘Ramazan ve Edebiyat’ konulu sunum yapıldı.
Ramazan ayının ve oruç tutmanın önemi, Türk-İslam kültür tarihindeki yeri hakkında bilgi veren Kiraz; “Ramazan ayında yaşanan duygu yoğunluğu bizim edebiyatımıza da aynen yansımıştır. Ramazaniyeler, ıydıyyeler, yevm-i şek tartışmaları, mahyalar, Hacivat Karagöz tiplemeleri gibi daha pek çok alanda Ramazan ayında yaşananları edebi usul ve yöntemlerle dile getiren metinler mevcuttur. Ramazan ayı ve oruç bağlamında dile getirilen, halk arasında uygulamada var olduğu görülen pek çok ritüel o günler için çok kıymetli idi. İletişim araçlarının olmadığı o günlerde yazılanlar okunuyor, yazanlara kıymet veriliyor, etkinliklere halk coşkuyla katılıyordu. Ramazan, dışarıdaki etkinliklerle daha bir canlı oluyordu. Gece temcidler okunuyor, çocuklara iftarlık veriliyor, minarelerden fişek atılıyor, mübarek gecelerde kandiller yakılıyordu. Mahya geleneği ile adeta gökteki yıldızlar minareler arasına indiriliyordu. Fırınlara pide almaya gitmek adeta Ashab-ı Kehf’den birisinin uyandıktan sonra pazardan yiyecek almasına benzetiliyordu.”dedi.
Klasik edebiyat ve son dönem şairlerinden ramazan yansımalarının paylaşıldığı programda, daha çok kaside şeklinde yazılan, başta padişah olmak üzere yüksek makamda bulunanlara takdim edilen “ramazaniyye” ile Ramazan ve Kurban Bayramı münasebetiyle kaleme alınan “ıydiyye” türü üzerinde duruldu. Ramazaniyelerde daha çok oruç, sahur, imsak, iftar, teravih, vaaz-u nasihat ve Kadir Gecesi, ramazanın başlaması, hilâlin görünmesi ve yevm-i şek gibi dinî konuların ele alındığına; padişahın huzurunda yapılan Huzur Dersleri, mahya ve kandiller, iftar davetiyeleri, bu davetlerde ev sahibi tarafından konuklara sunulan diş kiraları, ramazan sofuları, keyfi bozulan tiryakiler ve boğazına düşkünler, rind-zâhid çekişmeleri, değişen günlük hayat, meyhanelerin boşalması, ramazana özgü eğlenceler, bu ayda ön plana çıkan tipler (kadı, imam, müezzin, tiryaki, sarhoş…), bayram hazırlıkları ve bayramı bekleyiş gibi konularda ise ramazanın folklorik ve kültürel yönüne işaret edildi ve örnekler verildi.
Doç. Dr. Seydi Kiraz, son olarak Sezai Karakoç’un 1962-2004 yıllarını kapsayan ramazan konulu yazılarının bir araya getirildiği Samanyolunda Ziyafet adlı eserinde geçen ‘oruç-urûç’ çağrışımına, orucun “sultan”, “konuk” ve “semavî bir sofra” oluşuna, “dört mevsim-yirmi dört saati” kuşattığına, “orucun da acıktığına”, Karakoç’un “çocuk ve oruçla ilgili hatıralara” dikkat çekerek konuşmasını tamamladı.