İsrail Başbakanı Netanyahu UCM'nin tutuklama kararına karşın Macaristan'a gitti, Macaristan ise Netanyahu'nun ziyareti esnasında UCM'den ayrılma kararı aldığını bildirdi.
dış haberler
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) tutuklama kararına karşın Macaristan'a resmi ziyaret gerçekleştirdi.
Macaristan, Netanyahu'nun ziyareti esnasında UCM'den ayrılma kararı aldığını bildirdi. Böylelikle Macaristan UCM'den ayrılan ilk AB üyesi ülke oldu.
Hamas ise Netanyahu'nun ziyaretiyle Macaristan'ın UCM'den ayrılma kararı almasını kınadı ve açıklamada "Macaristan'ın kararı uluslararası adalet ilkesine vurulan bir darbedir ve başta Macaristan ile ABD olmak üzere bazı batılı ülkelerin izlediği çifte standart politikasının somut örneğidir" ifadesi kullanıldı.
UCM'den Netanyahu hakkında tutuklama emri
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 2024 yılının Kasım ayında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkardı.
Aylar süren değerlendirmelerin ardından UCM, Netanyahu ve Gallant’ın insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme kararında Netanyahu ve Gallant’ın savaş yöntemi olarak kasıtlı aç bırakma şeklindeki savaş suçunu işlediğine dair makul gerekçeler olduğu ifade edildi. Kararda ikilinin Gazze’de sivilleri kasıtlı olarak ve bilerek yiyecek, su, ilaç, tıbbi malzeme, yakıt ve elektrikten mahrum bıraktıklarına inanmak için de makul gerekçeler olduğu vurgulandı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kuruluş belgesi Roma Statüsü'ne taraf 124 ülkenin Netanyahu ve Gallant’ın sınırlarına girmesi durumunda onları tutuklama zorunluluğu bulunuyor.
Roma Statüsü'ne taraf ülkelerin bir kısmı kararı desteklediklerini belirtti, bir kısmı sessizliğe büründü, birkaç ülke ise karara tepki gösterdi. Karara tepki gösteren ülkelerden biri de Macaristan oldu. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, UCM’nin kararıyla yüzleşmek gerektiğini ileri sürerek, "Bu nedenle, İsrail Başbakanı Netanyahu’yu bugün Macaristan’a davet edeceğim. Gelmesi durumunda, UCM’nin kararının burada hiçbir etkisinin olmayacağı ve içerdiği şartlara da uymayacağımızın garantisini kendisine vereceğim" dedi.
Netanyahu kararın ardından ilk kez UCM'ye taraf bir ülkeyi ziyaret etti
Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesinin tutuklama kararına karşın Macaristan'a resmi ziyaret gerçekleştirdi.
Macaristan ziyareti, UCM'nin tutuklama kararının ardından Netanyahu'nun UCM'ye taraf bir ülkeye düzenlediği ilk ziyaret olarak kayıtlara geçti.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın daveti üzerine ülkeye giden Netanyahu, Macaristan Savunma Bakanı Kristof Szalay-Bobrovniczky tarafından Uluslararası Liszt Ferenc Havalimanı'nda karşılandı. Szalay-Bobrovniczky, sosyal medya üzerinden, Netanyahu ve eşinin karşılanmasına ilişkin fotoğrafları "İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Budapeşte'ye hoş geldiniz" notuyla paylaştı.
Macaristan UCM'den ayrılma kararı aldı
Macaristan, Netanyahu'nun ziyareti esnasında UCM'den ayrılma kararı aldığını bildirdi. Böylelikle Macaristan UCM'den ayrılan ilk AB üyesi ülke oldu.
Devlet Bakanı Gergely Gulyas, hükümetin UCM'den çekilme kararı aldığını duyurdu. Gulyas, "Çekilme süreci, Macaristan'ın anayasal ve uluslararası hukuki yükümlülükleri doğrultusunda perşembe günü başlayacak" ifadelerini kullandı.
Macaristan, Roma Statüsü'nü 15 Ocak 1999'da imzalamış ve 30 Kasım 2001'de onay belgesini tevdi etmişti. UCM'yi kuran Roma Statüsü 1 Temmuz 2002'de yürürlüğe girmişti.
Roma Statüsü'nün 127. maddesine göre çekilme işlemi, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'ne yazılı bildirimle gerçekleştiriliyor. Bildirimde daha sonraki bir tarih belirtilmediği takdirde, çekilme bildirimin alınmasından bir yıl sonra yürürlüğe giriyor.
Roma Statüsü'nün 127. maddesinde, "Bir devlet, çekilme nedeniyle, Statü'ye taraf olduğu süre içinde doğan yükümlülüklerden, tahakkuk etmiş olabilecek mali yükümlülükler dahil, kurtulmuş sayılmaz. Çekilme, çekilen devletin işbirliği yapma görevi bulunduğu ve çekilmenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılmış olan cezai soruşturmalar ve yargılamalarla bağlantılı olarak Mahkeme ile işbirliğini etkilemeyeceği gibi çekilmenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Mahkeme tarafından hâlihazırda incelenmekte olan herhangi bir meselenin sürekli olarak değerlendirilmesini hiçbir şekilde engellemez" ifadeleri yer alıyor.
Buna göre bu bir yıllık süre içerisinde Macaristan'ın UCM'ye karşı Roma Statüsü'ndeki yükümlülüklerini yerine getirmeye devam etmesi, yani gerektiğinde tutuklama emrini uygulaması gerekiyor.
Netanyahu ve Orban'dan ortak basın açıklaması
Netanyahu gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile görüştü.
Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Orban, başbakanlık görevine geldiği ilk yıllarda UCM'ye katılma kararı için imza attığını, bugün de ayrılmak için yine bu kararın altına imzasını koyduğunu söyledi. Orban, "UCM'nin siyasi bir mahkemeye ve siyasi enstrümana dönüştüğünü, İsrail'e yönelik verilen kararın da bunun en açık göstergesi olduğunu" ileri sürdü.
İsrail'in Macaristan'a yaptığı yatırımlardan memnun olduğunu, iki ülke arasında özellikle savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin sürmesini ümit ettiğini kaydeden Orban, Avrupa'da Yahudi popülasyonunun en yüksek olduğu üçüncü ülkenin Macaristan olduğunu, Musevi toplumunun en çok burada kendisini güvende hissettiğini söyledi. Orban, "Hamas bayrağı Macaristan'da hiç dalgalanmadı, böyle de olmaya devam edecek" dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da Avrupa'da ülkesini anlayan birkaç ülkeden birinin Macaristan olduğunu belirterek Orban'ı dostu olarak tanımladı.
Netanyahu, Macaristan'ın UCM'den ayrılma kararına da değinerek, "UCM'nin çürümüş bir yapı olduğunu ve Budapeşte yönetiminin bu kararla antisemitizme karşı önemli bir adım attığını" iddia etti.
Macaristan'ın İsrail'i, hem Avrupa Birliği'nde (AB) hem Birleşmiş Milletler'de (BM) "cesurca" savunduğunu aktaran Netanyahu, "İsrail olmadan Yahudiliğin olamayacağını, bu nedenle ülkesine yönelik söylemlerin antisemitizm olduğu" iddiasında bulundu.
Ayrıca Netanyahu, Macaristan Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok ile de görüştü.
Hamas'tan kınama
Hamas, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ziyaretiyle Macaristan'ın Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden (UCM) ayrılma kararı almasını kınayan bir açıklama yayımladı.
Macaristan hükümetinin kararının "uluslararası adaletten kaçan bir savaş suçlusuyla bariz suç ortaklığını temsil eden ahlak dışı bir tutum ve uluslararası hukukun ve insani adalet ilkelerinin açık bir şekilde ihlali olduğu" aktarıldı. Açıklamada, "Macaristan'ın kararı uluslararası adalet ilkesine vurulan bir darbedir ve başta Macaristan ile ABD olmak üzere bazı batılı ülkelerin izlediği çifte standart politikasının somut örneğidir" ifadesi kullanıldı.
Macaristan'ın kararının uluslararası adalet sistemini baltaladığı, cezadan kaçmaya teşvik ettiği ve küresel barış ile istikrarı doğrudan tehdit ettiği kaydedildi. Macaristan hükümetine aldığı "taraflı ve utanç verici karardan derhal geri dönmesi ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi" çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, Macaristan'a "işlediği suçların hesabını vermek, Filistin halkına karşı yaptığı katliamlar ve soykırımdan dolayı cezasını alması için savaş suçlusu Netanyahu'yu UCM'ye teslim etme" çağrısı yapıldı.
Filistin: Sivillerin kanı pahasına uluslararası adaleti hafife almak
Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise UCM'nin tutuklama kararına rağmen Macaristan'a resmi ziyarette bulunan Netanyahu'nun Budapeşte'de Macar mevkidaşı Orban'la görüşmesine tepki gösterildi.
Açıklamada, "Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan Netanyahu'yu kabul etmek, çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve hastalar dahil olmak üzere halkımızın ve Filistinli sivillerin kanı pahasına uluslararası adaleti ve hukuku hafife almaktır" ifadelerine yer verildi.
İsrail'in Filistin halkına karşı yürüttüğü soykırım, zorla yerinden etme ve ilhak politikalarını tırmandırdığı bir dönemde gerçekleşen bu görüşmenin, Netanyahu ve hükümetini suç işlemeye, uluslararası adalet sürecini baltalamaya ve cezasızlık politikasını sürdürmeye teşvik ettiği belirtildi.
Orban ve Netanyahu'nun soykırım, zorla yerinden etme ve ilhakın yanı sıra Filistin halkının uluslararası alanda tanınan haklarını hiçe sayan basın toplantısının da kınandığı vurgulandı.
Açıklamada ayrıca bunun uluslararası ilişkilerde tehlikeli bir aksaklığı teşkil ettiği kaydedildi.