Özel'den Erdoğan'a: "Duydum ki TV izlerken elindeki kumandayı fırlatmışsın" - Medyascope

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane’deki konuşmasında Erdoğan’a seslendi, “Tayyip Bey, duydum ki dün TV izlerken elindeki kumandayı fırlatmışsın” dedi.

Özel'den Erdoğan'a kumanda sorusu: "Duydum ki kırmışsın!"
televizyon kumandasını fırlatmışsın

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının üçüncü gününde Saraçhane’de konuştu.

Özel’den Erdoğan’a: “Televizyon kumandasını fırlatmışsın”

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın televizyon izlerken kumandayı fırlattığını ileri süren Özel, “Ne kadar görüyorsunuz bilmiyoruz ama dünya ve Türkiye görüyor ki Tayyip Erdoğan’ın istibdat, baskı, yasak rejimi sallanmaktadır, çökmek üzeredir. Tayyip Bey, duydum ki dün TV izlerken elindeki kumandayı fırlatmışsın” dedi.

Özel, İstanbul’da eylem yapmanın yasaklandığını hatırlattı, “Tayyip Bey, ilk gece bu meydanda 120 bin kişi vardı. ‘Yarına yok’ dedin, dün gece bu meydanda 160 bin kişi vardı. Dün televizyon izlerken elindeki kumandayı kırmışsın, yere atmışsın, fırlatmışsın” diye konuştu.

Özgür Özel Saraçhane’den seslendi: Tayyip Bey, duydum ki televizyon kumandasını fırlatmışsın”

“Bugün burada 210 bin kişiyiz”

Özel, şunları söyledi:

“O sırada ben 21 il 14 büyükşehir ve tüm Türkiye’de örgütümüzü, belediyelerimizi eyleme davet ederken, ‘İstanbul başta yarın akşam Özgür Özel‘in çağrısıyla Saraçhane‘de ve herhangi bir şehirde bir kalabalık toplanır, bir eylem olursa o valiyi, o emniyet müdürünü görevden alacağım’ demişsin. Anadolu’yu tehdit ettin. ‘Bugün hiçbir ilde eylem olmayacak’ dedin. Tayyip Bey bak bugün burada 210 bin kişiyiz.”

“Taksim bizimdir”

Özgür Özel, her şeye rağmen toplanmaya devam edeceklerini söyledi, “Sayın Erdoğan, İçişleri Bakanı telefonunu bekliyor. İstanbul Valisi’ni, İstanbul Emniyet Müdürü’nü görevden almazsan hatırım kalır, hatırım kalır. Ama performans ölçümü buysa ne valine ne emniyet müdürüne kıyma. Çünkü değil yenileri, kendin gelsen İstanbul’a vali olsan yine toplanacağız, yine toplanacağız, yine toplanacağız. Ant olsun ki Saraçhane bizimdir, Vatan Emniyet bizimdir, Çağlayan bizimdir, Taksim bizimdir. Birine lafın geçecekse, birine talimat vereceksen, böyle bu gençleri durdurmaya gücün yetmeyecek, emniyet müdürüne, valine değil atadığın yargı aparatına söyle İstanbul’un seçilmiş başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan ve belediye başkanlarımızdan, siyaset arkadaşlarımızdan, gazetecilerden, gençlerden, akademisyenlerden uzak dursun. Eğer Ekrem Başkan’a el uzatmaya kalkarsan İstanbul’un iradesine uzanan eli, İstanbul’un bizzat kendisi kıracaktır” diye konuştu.

“Ekrem Başkan hepimizin haklarını verecek”

Özel şöyle devam etti:

“Bugün öğlen saatlerinde telefon geldi. Dediler ki ‘Ekrem İmamoğlu’nun ifadesi başlayacak.’ Avukatlarıyla birbirimize sarıldık. Bir selam yolladık. Emniyetteki ifade başladı ve tam altı saat boyunca onlar sordu, Ekrem Başkan cevapladı. Onlar sordu, Ekrem Başkan cevapladı. Soranlar yoruldu, o yorulmadı. Soranlar utandı, o utanacak hiçbir cevap vermedi. Ne bir haram lokma yedi, ne birisi gibi cana kıydı. Elinde ne kan, ne paranın kiri var. Yiğidim aslanım bu akşam da sizden ayrı, orada Vatan’da yatıyor. Selamlıyoruz kendisini. Yiğidimizi almaya yarın Çağlayan’a gidiyor muyuz? Yiğidimizi Çağlayan’dan alıp gelecek miyiz? O hep size güvendi, size inandı. Sizden aldığı güçle, bu saray rejimi ile cesaretle savaştı. Gün gelecek, devran dönecek, bu zalimler hesap verecek. Ekrem Başkan hepimizin haklarını verecek.”

“Diktatörler meydanlardan korkarlar”

Özel, Erdoğan’a “diktatör” dedi, “Protesto anayasal bir haktır. Protestoyu, sokağı, meydanı, eylemi kriminalize etmek isteyenler bundan korkan diktatörlerdir. Demokratlar meydanlar korkmaz. Demokratlar cesur olur, protestoya saygılı olur, anlayışlı olur. Ama diktatörler meydanlardan korkarlar. Eğer Erdoğan sen bu meydandan korkuyorsan sen de bir diktatörsün, sen de bir diktatörsün. Bunun için ben buradan bu meydanları dolduran Erdoğan’a itiraz edenlere soruyorum. Artık bu iktidarı değiştirmenin vakti geldi mi? Peki biz buna karar vermek için bazı sorulara cevap vermeliyiz” diye konuştu.

Medyascope'un günlük e-bülteni

Andaç'a abone olun

Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.

“Hat-trick yaptı”

Özgür Özel, İmamoğlu’nun beş yıl boyunca hiç durmadan, asla yılmadan çalıştığını söyledi, “Futbol konuşmayı bilen, ‘Ben futbolcuyum’ diyen Tayyip Bey’e şunu söyleyelim: Ekrem İmamoğlu Tayyip Bey’i dört maçta da yendi, Tayyip Bey’i kümeye gönderdi. Tayyip Bey… Güya yenilmez Tayyip Bey… Partisinde hiç seçim kaybetmeyen Tayyip Bey Ekrem İmamoğlu’ndan ilk golü Beylikdüzü’nde yemişti. Üstüne de Ekrem İmamoğlu burada ona hat-trick yaptı. İşte bu hazımsızlık bugün de seçimlerin üstünden bir yıl geçmesine, her fırsatta Recep Tayyip Erdoğan ‘milli irade’ demesine, sandığı güzellemesine rağmen geçen yıl ilk kez partisi ile kaybettiği seçimden sonra bu kez bu binayı oyla alamayacağını, Ekrem Başkan’ın bileğini mertçe bükemeyeceğini gördüğü için yargı sopası eliyle, bileğini kırmaya, bu binaya hileyle girmeye çalışmaktadır” diye konuştu.

“Erdoğan marjinaldir”

Özgür Özel, polislere de seslendi:

“Bu meydandaki gençlerin karşısına polisi dikiyor. Bir kere şunu bilelim. Polis kim? Polis bu vatanın evladı, polis bir emeklinin evladı, bir öğretmenin evladı, bir çiftçinin evladı. Polis, atanamayan bir öğretmen. Polis beş sene önce bu meydandaydı, ama atamadın. Polis, iktisadi idari bilimleri bitirip kadro vermediklerin, polis, babasından kalan tarlayı ekip de geçinemeyen. Polis, babasının esnaf dükkanını artık çeviremeyen, polis, holding sahibinin evladı değil, polis zengin değil. Polis para babalarının çocuğu değil, polis gariban. Sen polisi, bu vatanın evladını, bu vatanın evladına kırdıramazsın, kırdıramazsın. Polis kardeşim, bu meydandaki senin üniversitedeki heyecanını yaşayan ve belki Erdoğan iktidarda kalırsa senin gibi hayal kırıklığına uğrayacak gençlerdir. Polis Bursa’daki havlucu Recep Amca’nın oğludur. Polis Manisa’daki Sadriye Teyze’nin torunudur. Polis Adana’daki celebin, Çukurova‘daki pamukçunun, Mersin’deki narenciyecinin, Iğdır’daki çiftçinin oğludur polis. Tekirdağ’daki göçmen, İzmir’deki vatansever emekli öğretmenin evladıdır polis. Ve bu meydan tamamen o polisle çatıştırmak istedikleriniz, bu ülkeyi sevenlerin, bu ülke için can verecek kadar bu ülkeyi sevenlerin doldurduğu bu meydan Türkiye’dir. Erdoğan marjinaldir. Ne bu meydan marjinal, ne bu polis katildir, ona anayasa dışı, kanunsuz emri verenler esas hainlerdir. Haksızlardır, yolsuzlardır.”

Erdoğan’ın şiire saldırdığı vurgulayan Özel, “Arkadaşlar hani bir şiir düşmanı var ya, şiir düşmanı. Bir şiir okuyup da hapse düşen, üç ay yatıp da o mağduriyeti 23 yıl anlatan bir şiir düşmanı var. Siirt’te bir şiir okudu, hapse koydular. Yanlıştı ama koydular. Üç ay hapiste yattı, çıktı. Partisinin başındaydı, ama aday olup milletvekili olamadı. O süreçte bir partinin başkanı iktidar olduysa partisinin başındaysa başbakan da olsun diye anayasa değişti. Siirt’teki milletvekilleri istifa etti, o oradan gitti Meclis’e girdi, başbakan oldu. Yani Siirt’teki şiirden mağduriyet, Siirt’in oylarıyla galibiyet ve sonra yıllar sonra Siirt halkının yüzde 60’la seçtiği belediye başkanına utanmadan kayyım atadı. İşte size Erdoğan üçlemesi. İşte Erdoğan’ın üçlemesi” diye konuştu.

Şiir okudular

Özgür Özel, şöyle devam etti:

“Siirt’te mahcubiyet, Siirt’ten memnuniyet. Siirt’e ihanet. İşte bu Erdoğan Bertolt Brecht’in şiirini bir terör örgütünün şarkısı sandı döndü ve o terör örgütü şarkısı dediği Bertolt Brecht’in şiirine saldırdı. Ne diyordu Bertolt Brecht; ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.’ Erdoğan bir şiiri bin kere okuyup, bir şiirden bin mağduriyet doğuruyor da acaba hiç böyle bir şey gördü mü? Şimdi hep beraber Erdoğan’a yoldaşlık nasıl olur, dava arkadaşlığı nasıl olur, bir lidere, bir seçilmişe nasıl sahip çıkılır, bir kez daha hep beraber gösterelim. Ve ben başlıyorum 250 bin kişilik, Saraçhane korosuna Ekrem Başkan’ın selamını emanet ediyorum. ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.'”