ANKA Ekonomi Editörü Zülfikar Doğan'ın kaleminden haftanın analizi: 5 puana kadar faiz indirimi için enflasyonda mıntıka temizliği, Şimşek programı çatırdıyor
Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu (PPK), bir ay aradan sonra 6 Mart'ta yeniden faiz gündemiyle toplanacak. Toplantı öncesi 3 Mart'ta açıklanacak şubat enflasyonunun yeni bir faiz indirimine alan açması için bir dizi mıntıka temizliği yapıldı. TÜİK'in yıllık resmi TÜFE verisinin muhtemelen çok cüzi de olsa yüzde 40'ın altına gerilemesi MB ve Ekonomi Yönetimine psikolojik destek yanında, kamuoyu algısını 'enflasyonu yüzde 40'ın altına indirdik' söylemiyle ikna için olanak sağlayacak. Yüzde 39-40 düzeyindeki bir enflasyon verisi, MB ve Ekonomi Yönetimine yüzde 45 olan politika faizini 250-300 baz puan, hatta tek kalemde 500 baz puan düşürmek için alan açacak. Son iki haftada MB'nin döviz satışlarının 10 milyar dolara yaklaşması, geçtiğimiz hafta sadece bir günde 4 milyar 750 milyon dolarlık satışla döviz piyasasına müdahalede bulunulması, Şimşek programındaki çatırdamanın bir başka somut göstergesi.
Haber/Analiz: Zülfikar Doğan
(ANKARA) - Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu (PPK) bir ay aradan sonra 6 Mart’ta yeniden faiz gündemiyle toplanacak. Toplantı öncesi 3 Mart’ta açıklanacak şubat enflasyonunun yeni bir faiz indirimine alan açması için bir dizi mıntıka temizliği yapıldı. MB Başkanı Fatih Karahan, yılın ilk enflasyon raporunu açıklarken, başta sağlık ve gıda olmak üzere kendi kontrollerinde olmayan bir dizi alandaki fiyat artışlarının etkisiyle yıl sonu hedefini yüzde 21’den 24’e yükseltmek zorunda kaldıklarını vurgulamıştı. Kamu tarafından ‘yönetilip-yönlendirilen’ ürün ve hizmetlere yapılan zamlar, otoyol-köprü ücretleri ve ÖTV artışları yanında sağlık hizmetlerinden alınan katkı payları olağanüstü düzeyde yükseltildi.
SGK’nın ayakta muayene, tedavi ve ilaçta aldığı katkı payları, 15 Ocak’tan geçerli olarak yüzde 233 ile yüzde 542,8 arasında artırıldı. Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerinde muayene ücretlerindeki katkı payları 6 TL’den 20 TL’ye, 7 TL’den 45 TL’ye yükseltildi. Katkı paylarındaki rakamsal artış cüzi görünse de enflasyona etkisi yüksek oldu. Bu zamlar, yüzde 5,03 olan ocak enflasyonuna yaklaşık 1 puan etki yaptı. Yüzde 3-3,5 arasında beklenen şubat enflasyonuna ise katkı payı zamlarının etkisi 0,56 puan olacaktı.
Bakanlar birbirinden habersiz, zamlı katkı payı ödeyene iade yok
Muhtemelen ekonomi yönetimi ve MB’nin enflasyon hesabını saptıran katkı payı zamlarından Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in haberi olmadı. Bu da tek kişiye endeksli yönetim sisteminin azizliği ve bakanların birbirinden habersizliği. Nitekim SGK Genel Müdürlüğü yayınladığı yeni uygulama tebliğiyle katkı payı zamlarının büyük bölümünü 15 Ocak’tan geçerli olmak üzere geriye dönük şekilde yürürlükten kaldırdı. Ocaktaki 1 puanlık enflasyon etkisi baki kalsa da şubata yansıyacak 0,56 puanlık etki bertaraf edildi. Tabii bu 1,5 ayda zamlı katkı payı ödeyenlere iade söz konusu olmadığı için bu durumu sineye çekecekler.
Şimdi piyasa uzmanları ve ekonomistlerle yapılan anketlerde yüzde 3-3,5 arasında beklenen şubat enflasyonu tahminleri, yüzde 3 ya da biraz altına indi. Aylık enflasyon beklentilerinin aşağı çekilmesi, TÜİK’in yüzde 42,12 oranında açıkladığı yıllık enflasyonun da baz etkisiyle şubatta yüzde 40 veya biraz altına inmesi demek. 2024 Şubat’ında yüzde 4,53 olan aylık artışın, yüzde 3 veya altında açıklanması, yıllık TÜFE’yi yüzde 39-40 seviyesine çekecek.
Faiz indiriminin 5 puana kadar yolu var
TÜİK’in yıllık resmi TÜFE verisinin muhtemelen çok cüzi de olsa yüzde 40’ın altına gerilemesi, MB ve Ekonomi Yönetimine psikolojik destek yanında, kamuoyu algısını ‘enflasyonu yüzde 40’ın altına indirdik’ söylemiyle ikna için olanak sağlayacak. Yüzde 39-40 düzeyindeki bir enflasyon verisi, MB ve Ekonomi Yönetimine yüzde 45 olan politika faizini 250-300 baz puan, hatta tek kalemde 500 baz puan düşürmek için alan açacak. PPK, 6 Mart’taki toplantıda politika faizini tek seferde yüzde 40’a çekebileceği gibi iki aya yayarak 6 Mart ve 17 Nisan’da 250’şer puanlık indirimlere de gidebilir.
İktidar bir ay önce yaptığı zamları kısmen geri çekerek düşmeyen enflasyonu düşük gösterip, ‘enflasyonla mücadele başarıyla sürüyor’ algısına oynasa da reel sektör, sanayici, hane halkları aksini düşünüyor. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) Şubat 2025 Hanehalkı Enflasyon Beklentileri Anketinde yıllık enflasyon beklentisi ocak ayına kıyasla yüzde 4,2 artarak yüzde 62,8’e yükseldi. Ankete katılanların büyük çoğunluğu bir yıl sonrası için yüzde 41-60 arası enflasyon öngörüyor. Gelecek bir yılda enflasyonun mevcut düzeyden düşük olacağını bekleyenler ocak ayına göre 3,1 puan azalarak yüzde 31,5’a inmiş.
MB’nin kendi yaptığı Şubat 2025 Piyasa Katılımcıları Anketi’nde de (PİKA) hane halkının yıllık enflasyon beklentisi yüzde 59, reel kesiminki yüzde 41,9. Aslında MB ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in enflasyonla mücadeleden önce hâlâ aşamadıkları temel sorun inandırıcılık ve güvenilirlik. Kendi öngördüğü enflasyon hedefini bile 6 ayda üç kez değiştirmek zorunda kalan bir ekonomi yönetiminin toplumu, sanayiciyi, ihracatçıyı bu hedeflere inandırması güç.
Şimşek programından çatırdama sesleri yükseliyor
Hedef kitlesi tarafından kabul görmeyen, yeterli toplumsal desteğe sahip olmayan bir programın sürdürülmesinin güçlükleri ve olanaksızlığı makro göstergelere ve açıklanan verilere de yansıyor. Ekonomik Güven Endeksi (EGE) şubatta 0,5 puan azalışla 100 puanlık güven sınırının altına inerek 99,2 puan oldu. EGE’nin 10 ay sonra ‘kötümserlik-karamsarlık-endişe’ alanına geçiş yapması yanında ocak ayı dış ticaret verileri de programın çözülmeye ve çatırdamaya başladığını gösterdi. Yaklaşık 2 yıldan bu yana kurları baskılayarak dış ticaret açığını ve buna bağlı olarak cari açığı düşürmeyi öngören Şimşek Programının aksine ocakta ihracat yüzde 5,8 artarken, ithalattaki artış ihracatın iki katına yaklaşarak yüzde 9,6 oldu. Dış ticaret açığı geçen yılın ocak ayına kıyasla yüzde 21,9 artış gösterdi. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 77’den 73’e indi.
Dövize talebin artması, döviz mevduatlarının yeniden yükselişe geçmesi kurlar üzerinde yukarı yönlü baskıyı hızlandırınca MB uzun bir aradan sonra yeniden rezerv satışlarına geçerek müdahaleye mecbur kaldı. Son iki haftada MB’nin döviz satışlarının 10 milyar dolara yaklaşması, geçtiğimiz hafta sadece bir günde 4 milyar 750 milyon dolarlık satışla döviz piyasasına müdahalede bulunulması, Şimşek programındaki çatırdamanın bir başka somut göstergesi.