Türkiye’deki sağlık turizmine savaş açtılar: Sahte hasta oyunu | Turizm Ajansı | Turizm Haberleri | Turizm Gazetesi

Türkiye, son yıllarda sağlık turizmi alanında elde ettiği büyük başarılara rağmen, İngiliz basınında sistematik bir dezenformasyon kampanyasının hedefinde. İngiliz basın organlarının olumsuz haberleri ve sahte hasta kılığına giren muhabirler üzerinden dezenformasyon dalgası yaratılıyor.

Geçtiğimiz yıl İngiliz The Sun gazetesinin muhabirinin gizli kamera görüntüleriyle Türkiye’deki sağlık turizmi hakkında yaptığı haber ve konuyla ilgili Türk basınında çıkan haberler, kişilik hakları ihlali gerekçesiyle, İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 16 Nisan 2024 tarihli ve 2024/2601 sayılı kararıyla erişime engellenmişti.
Şimdi de son beş hafta içinde İngiltere’nin önde gelen medya organlarında 18 farklı manipülatif haber yayımlanarak Türkiye’nin sağlık sektörüne yönelik algı yönetimi yapılmaya çalışıldı.
Global PR Ajansı FL PR & Communications tarafından son beş haftada (15 Ocak-20 Şubat 2025 aralığında) yapılan kapsamlı uluslararası medya taramasında tespit ettiği, özellikle Mirror, Daily Mail, The Sun, The Express, The Independent, The Telegraph gibi yayınlarda çıkan bu haberlerde; saç ekimi, dental tedavi, obezite cerrahisi ve estetik operasyonlar başta olmak üzere Türkiye’nin sağlık turizmi ekosistemi çok sert bir dilde hedef alınıyor.
Bu haberlerde, Türkiye’de tedavi olan yabancı hastalarla ilgili gerçekler çarpıtılarak sansasyonel başlıklar ve etik dışı habercilik yöntemleriyle Türkiye’nin itibarı zedelenmek isteniyor.
İletişim Başkanlığı’nın açıklamasına göre 2024 yılında Türkiye'nin 2 milyon sağlık turisti kabul ettiği ve 3 milyar dolar gelir elde ettiği bildirildi. Türkiye’nin modern hastaneleri, uluslararası akreditasyonlara sahip sağlık kuruluşları ve deneyimli doktor kadrosu sayesinde, kozmetikten ileri tedavilere geniş yelpazede hizmet sunuluyor. Ancak bu popülarite, son dönemlerde bazı basın organlarının olumsuz haberler ve sahte hasta kılığına giren muhabirler üzerinden yarattığı dezenformasyon dalgasıyla gölgelenmeye çalışılıyor.
İşte son birkaç hafta içinde yapılan bazı haberler:
1.Belfast Live – “Warning NI companies liable to give employees time off…” başlıklı haber
Tarih: 08.02.2025
Muhabir: Connor Lynch
Haberde, Kuzey İrlanda’daki işverenlerin, Türkiye’de estetik operasyon geçiren çalışanlarına komplikasyonlar nedeniyle daha fazla izin vermek zorunda kalabilecekleri uyarısına yer veriliyor. Bu tür vurgular, Türkiye’de sağlık hizmeti almak isteyenlerin iş ve özel hayatlarının ciddi risk altında olduğu algısını güçlendirerek, tekil örnekleri tüm sağlık turizmi sektörüne genelliyor.
2. Daily Mirror – “I flew to Turkey for £5k surgery I saw on Snapchat” başlıklı haber
Tarih: 21.02.2025
Muhabir: Demi Kutuzi - Sarah Tulloch
Haberde, Türkiye’de sosyal medya (Snapchat) reklamı aracılığıyla ucuz görünen estetik ameliyat için giden bir kişinin yaşadığı olumsuz deneyim anlatılıyor. Bu tekil hikâye üzerinden “Türkiye’de ucuz ama güvenilmez estetik operasyonlar” şeklinde genelleyici bir mesaj veriliyor ve okurda korku uyandırmaya yönelik, sansasyonel bir dil kullanılıyor.
3. Daily Mirror – “I wanted my face to look like X” başlıklı haber
Tarih: 21.02.2025
Muhabir: Susie Beever
Bu haberde, istediği yüz görünümüne kavuşmak için Türkiye’ye giden bir kişinin pişmanlığı ve komplikasyonları vurgulanıyor. “Hayal kırıklığı” hikâyesi; tüm Türk sağlık turizmi sektörünü tehlikeli gibi gösterecek şekilde anlatılarak, istisnai olaylar genele mal ediliyor.
4. Daily Express – “Experts demand crackdown on rogue medical tourism” başlıklı haber
Tarih: 19.02.2025
Muhabir: Hanna Geissler
Haberde, “düzensiz” ve “tehlikeli” tıbbi turizm uygulamalarına karşı yaptırım talep edilirken, özellikle Türkiye örneği öne çıkarılıyor. “Rogue medical” gibi ifadelerle bütün bir sektöre yönelik güvensizlik yaratılmaya çalışılıyor; izole vakalar genelleştirilerek sunuluyor.
5. Daily Mail – “I spent £10,000 on a hair transplant after women on dating apps said they were repulsed” başlıklı haber
Tarih: 19.02.2025
Muhabir: Simon Mills
Haberde, saç ekimi amacıyla Türkiye’yi tercih eden bir kişinin hikâyesi olumsuz yönleriyle ele alınıyor. “Kadınlar kelliğe tiksiniyor” gibi çarpıcı ifadelerle kişisel kaygılar ön plana çıkarılıyor ve Türkiye’de yapılan işlemlerin kalitesi sorgulanıyor. Haberin tonu, estetik uygulamaların Türkiye’de ucuz ama riskli olduğu önyargısını körüklüyor.

Furkan Lüleci: “Hukuksal savunma mekanizmalarını acilen güçlendirmeliyiz”

Londra merkezli Global Halkla İlişkiler ve Algı Yönetimi Şirketi FL Communications’ın kurucusu ve İletişim Danışmanı Furkan Lüleci, Birleşik Krallık’taki bazı kurum ve finansörlerin, NHS dahil olmak üzere çeşitli kanallardan medyayı fonlayarak Türkiye aleyhine sistematik kampanyalar yürüttüğü olasılığına dikkat çekti ve şöyle konuştu:
“Türkiye’deki klinik ve hastanelerin uluslararası standartlarda sunduğu sağlık hizmetleri, global ölçekte rakipsiz avantajlar sunuyor. Ancak son 5 haftada tespit ettiğimiz 18 dezenformatif haber, sistemli bir karalama kampanyasının işareti. ‘Hastaların dişlerini kaybettiği’, ‘saç ekimi sonrası mağdur kaldığı’ veya ‘estetik operasyonlarla ölümler yaşandığı’ iddiaları, tekil vakaları abartarak ya da tamamen çarpıtarak tüm sektöre mal ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve USHAŞ öncülüğünde; yurt dışında doğru veri akışını sağlayacak, kriz iletişimi, itibar yönetimi ve hukuksal savunma mekanizmalarını acilen güçlendirmeliyiz.”

Furkan Lüleci: “Türkiye algı yönetiminde daha proaktif olmalı”

Lüleci, İngiliz basınındaki bu olumsuz kampanyaya karşı Türkiye’nin acilen daha proaktif bir strateji geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Lüleci, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarılarının bazı çevreleri rahatsız ettiğini belirterek şunları söyledi:
“Türkiye, sağlık turizminde dünya çapında güvenilir bir marka haline gelirken bu tür asılsız ve abartılı iddialara karşı sessiz kalmamalı. Her geçen gün büyüyen bir sektörümüz var ancak uluslararası medya bizi yanlış tanıtırken bunu düzeltmek için proaktif bir halkla ilişkiler ve algı yönetimi stratejisi yürütmek zorundayız. Türkiye’nin hikâyesini biz anlatmazsak, başkaları çarpıtarak anlatmaya devam edecek. Geçtiğimiz hafta Londra’da düzenlenen Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı, İngiliz medyasının ‘gizli muhabir’ yöntemiyle gerçekleştirdiği dezenformasyon içerikli haberlerle yeniden gündeme geldi. Özellikle bazı İngiliz basın organlarının, fuarda hasta kılığına girerek Türk sağlık kuruluşlarını ‘etik dışı ve tehlikeli işlemler sunmakla’ suçlayan haberleri, Türkiye’nin hızla büyüyen sağlık turizmi sektörüne yönelik olumsuz algıyı körükledi.”
Furkan Lüleci, Türkiye’nin iletişim stratejilerini uzun vadeli bir perspektifle planlaması gerektiğini vurgulayarak şu çağrıyı yaptı:
“Sağlık turizminde yakaladığımız başarıları kalıcı hale getirmek ve ülkemize yönelik haksız karalama kampanyalarını etkisiz bırakmak bizim elimizde. Türkiye’deki büyük hastane gruplarına danışmanlık veren uluslararası bir algı yönetimi şirketinin kurucusu olarak, tüm yetkilileri ve sektör paydaşlarını bu konuda bilinçlenmeye ve birlikte hareket etmeye davet ediyorum. Doğru stratejilerle, ülkemizin sağlık alanındaki gerçek potansiyelini dünyaya en doğru şekilde anlatabiliriz.”

Yorumlar

Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!

captcha