Son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesi ve akıllı cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte, özellikle gençler arasında teknoloji bağımlılığı ciddi bir sorun haline geldi. Uzmanlar, sosyal medya, oyun bağımlılığı ve dijital platformlarda geçirilen sürenin artmasının gençlerin hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını olumsuz etkilediğini belirtiyor
Sosyal Medya ve Oyun Bağımlılığı Artıyor
Yapılan araştırmalar, gençlerin günde ortalama 6-8 saatini telefon, bilgisayar veya tablet başında geçirdiğini gösteriyor. Özellikle sosyal medya platformları ve online oyunlar, gençlerin zamanlarının büyük bir kısmını alıyor. Uzmanlar, bu durumun dikkat dağınıklığı, uyku bozuklukları ve sosyal ilişkilerde zayıflama gibi sorunlara yol açtığını vurguluyor.
Psikolog Dr. Ayşe Yılmaz, "Gençler, sanal dünyada kendilerine bir kimlik oluşturuyor ve gerçek hayattan uzaklaşıyor. Bu durum, özellikle ergenlik döneminde kimlik karmaşasına neden olabiliyor" diyor.
Dijital Detoks Öneriliyor
Teknoloji bağımlılığıyla mücadele etmek için uzmanlar, "dijital detoks" önerisinde bulunuyor. Dijital detoks, belirli bir süre boyunca teknolojik cihazlardan uzak durarak zihinsel ve fiziksel olarak dinlenmeyi amaçlıyor. Ailelerin bu süreçte çocuklarına destek olması ve alternatif aktiviteler sunması büyük önem taşıyor.
Ankara'da lise öğrencisi olan 17 yaşındaki Efe, "Telefonum olmadan kendimi eksik hissediyorum. Ancak son zamanlarda ailemle birlikte doğa yürüyüşlerine çıkıyorum ve bu beni rahatlatıyor" diyerek yaşadığı deneyimi paylaşıyor.
Ailelere Büyük Görev Düşüyor
Uzmanlar, teknoloji bağımlılığıyla mücadelede ailelere büyük görev düştüğünü belirtiyor. Ailelerin, çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesi, teknoloji kullanımı konusunda sınırlar koyması ve örnek olması gerekiyor. Ayrıca, okullarda da teknoloji bağımlılığına yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması öneriliyor.
Teknoloji, hayatımızı kolaylaştıran bir araç olmanın yanı sıra, kontrolsüz kullanıldığında ciddi sorunlara yol açabiliyor. Gençlerin teknolojiyi bilinçli kullanması ve dijital dünyayla gerçek hayat arasında bir denge kurması, hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu konuda farkındalık yaratılması ve gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulunuyor.