Ukrayna, Washington ile yürüttüğü müzakerelerin ardından enerji ve maden kaynaklarının ortak geliştirilmesine yönelik anlaşmayı onayladı. Yetkililer, bu adımın ABD ile ilişkileri güçlendireceğini ve Ukrayna ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını belirtiyor.
Ukrayna Başbakan Yardımcısı Olga Ştefanişina, anlaşmanın ABD'nin Ukrayna'nın madenlerine erişimini öngördüğünü ve tarafların imza aşamasına geldiğini açıklamıştı. Anlaşma, özellikle petrol, gaz ve nadir toprak elementlerini kapsayan stratejik doğal kaynakların yönetimini içeriyor.
Anlaşma hangi şartları içeriyor?
Anlaşmanın 24 Şubat tarihli son versiyonuna göre, Ukrayna'da devlete ait maden kaynaklarından elde edilecek gelirin %50’sine katkıda bulunacak bir fon kurulacak. Bu fon, Ukrayna’daki altyapı ve ekonomik projelere yatırım yapmayı amaçlıyor. Ancak, Ukrayna’nın mevcut petrol ve gaz üreticileri olan Naftogaz ve Ukrnafta’nın faaliyetleri bu anlaşmanın dışında tutuldu.
Buna ek olarak, ABD'nin fondaki hissesinin büyüklüğü ve ortak mülkiyet anlaşmalarının şartları gibi kritik konular ilerleyen süreçte netleşecek. Anlaşmada, Kiev’in talep ettiği güvenlik garantilerine ise yer verilmedi.
Trump yönetiminin ilk taslağı sert tepki çekmişti
Eski ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’ya askeri ve mali yardımların karşılığında maden kaynaklarının ABD tarafından işletilmesini öngören ağır şartlar içeren bir taslak sunmuştu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, bu teklifi reddetmiş ve Kiev ile diğer Avrupa başkentlerinde tepkiyle karşılanmıştı. Son düzenlemelerle birlikte, anlaşmada ABD’nin mali çıkarlarını tamamen garanti altına alan ifadeler çıkarıldı.
Yetkililer, anlaşmanın şu an yalnızca bir çerçeve niteliğinde olduğunu ve fon oluşturulmadan herhangi bir ekonomik işlem gerçekleşmeyeceğini vurguluyor.
Ukrayna’nın stratejik madenleri neden önemli?
Ukrayna, küresel teknoloji ve sanayi için kritik öneme sahip olan nadir toprak elementleri bakımından zengin bir ülke. Avrupa Birliği’nin “kritik hammadde” olarak tanımladığı 30 elementten 21’ine sahip olan Ukrayna, dünya rezervlerinin yaklaşık %5’ini barındırıyor. Ancak, bu kaynakların büyük bir kısmı Rus işgali altındaki bölgelerde bulunuyor.
Özellikle Azak Denizi çevresindeki maden sahaları işgal altında olsa da, Vinnitsiya ve Jitomir gibi bölgelerde potansiyel rezervler keşfedildi. Ayrıca, Ukrayna’nın Lityum rezervleri de büyük önem taşıyor. Ülkede 450 bin ton Lityum bulunduğu tahmin edilirken, bazı maden sahaları Rusya’nın kontrolünde.
ABD’nin ilgisinin nedeni ne?
ABD, kritik madenler konusunda Çin’e olan bağımlılığını azaltmayı hedefliyor. Çin, küresel nadir toprak elementleri üretiminin %60-70’ini, işleme kapasitesinin ise %90’ını elinde bulunduruyor. Trump yönetimi, bu bağımlılığı ulusal güvenlik riski olarak değerlendiriyor ve alternatif tedarik kaynakları oluşturmak istiyor.
ABD ile Ukrayna arasında yapılan bu anlaşma, Washington’un küresel maden tedarikinde yeni bir strateji izlediğini gösteriyor. Ukrayna'nın kaynakları, ABD için Çin’e olan bağımlılığı azaltacak önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Zelenskiy parlamentonun onayını almak zorunda
Ukrayna hükümeti, anlaşmanın yürürlüğe girmesi için parlamentonun onayını almak zorunda. Muhalefet milletvekillerinin, özellikle anlaşmanın yetki alanını ve ABD ile ortaklık şartlarını tartışmaya açması bekleniyor.