Su Kıtlığına Karşı Acil Önlemler Alınmalı
22 Mart Dünya Su Günü'ne dikkat çeken Prof. Dr. Yağlıoğlu, suyun sürdürülebilir kullanımı ve korunması konusunda küresel farkındalık yaratmanın elzem olduğunu söyledi. Yağlıoğlu, suyun hem ekosistemler hem de insanlık için vazgeçilmez olduğunu hatırlatarak, küresel iklim değişikliği, nüfus artışı, kirlilik ve bilinçsiz su tüketiminin su kaynaklarını tehdit ettiğini ifade etti.

Prof. Dr. Yağlıoğlu, bu tehlikenin sadece toplumsal değil, bireysel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, insanlığın doğaya verdiği zararların sonunda doğa tarafından cezalandırıldığını belirtti. Bu sebeple su kaynaklarını korumak, devletlerin yanı sıra her bireyin sorumluluğu olmalıdır.
Su Kaynakları Hızla Tükeniyor
Dünyanın yüzde 71'inin suyla kaplı olmasına rağmen, bunun sadece yüzde 2,5'inin tatlı su olduğunu belirten Yağlıoğlu, tatlı suyun yalnızca yüzde 0,5'inin kullanılabilir durumda olduğunu vurguladı. Tarım, sanayi ve evsel kullanımlar nedeniyle bu kaynakların hızla tükendiğini ve birçok bölgede su krizlerinin baş göstermeye başladığını ifade etti.
Prof. Dr. Yağlıoğlu, "2030 yılına kadar dünya nüfusunun yarısının su kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalacağı öngörülmektedir" diyerek, gelecekteki büyük bir felakete dikkat çekti. Bu durumun önüne geçebilmek için, tarımsal sulamada bilinçsiz tüketimin önlenmesi, sanayide geri dönüşüm sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi ve bireysel su tasarrufu bilincinin artırılması gerektiğini belirtti.
Herkesi Sorumluluk Almaya Çağırıyor
"Bu gezegeni gelecek nesillere temiz bir şekilde bırakabilmek için hepimizin harekete geçmesi gerekiyor" diyen Yağlıoğlu, bugün Dünya Su Günü vesilesiyle herkesi su kaynaklarını korumak adına sorumluluk almaya davet etti. O, "Unutmayalım ki bu sorun hepimizin sorunu, çözüm ise hepimizin elinde" diyerek, dünyayı kurtarmanın ortak bir çaba gerektirdiğine dikkat çekti.

2030’a kadar sürecek bu büyük tehdit, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve hatta siyasi boyutlarıyla da büyük bir sorun oluşturabilir. Bu yüzden alınacak her önlem, küçük bir adım dahi olsa, geleceği kurtarabilecek önemli bir adım olacaktır.