Jo isimli bir kadın, 2015 yılında ekonomik sistemin adaletsizliklerine karşı duyduğu rahatsızlıkla, hiçbir şey satın almamaya ve para harcamamaya karar verdi. O günden bu yana alışveriş yapmıyor, yeni bir şey almıyor ve sadece başkalarından gelen bağışlarla geçiniyor.
İnsanlar, artık ihtiyaç duymadıkları eski gıda malzemelerini ve kullanılmayan eşyalarını ona veriyor; Jo da bunları değerlendirerek yaşamını sürdürüyor. Geleneksel tüketim anlayışını tamamen reddederek, sadece gerçekten ihtiyaç duyduğu şeylere odaklanıyor ve kendini 'öz yeterlilikle' besliyor. Sağlık sorunlarıyla karşılaştığında ise doğanın sunduğu doğal çözümleri kullanarak, modern tıptan uzak duruyor. Başkalarına oldukça 'uç' gibi gelse de, Jo bu yaşam tarzından fazlasıyla memnun olduğunu dile getiriyor.
Detaylar, içeriğin devamında...
Sizleri Jo isimli bu kadınla tanıştıralım. Kendisi, 2015 yılından bu yana 1 kuruş bile harcamamış.
Ayrıca kendisi ne bir sosyal yardım alıyor, ne de birikime sahip.
Maaş yok, ev kredisi yok. Buna rağmen sahip olması gereken her şeye sahip olduğunu ve çok fazla kıyafeti olduğunu dile getiriyor.
56 yaşındaki kadın, ekonomik sistemden memnun olmadığı için kendi başına 'sürdürülebilirlik' projesine adım atmak istemiş. 'Parasız geçinmek parayla ilgili değildir. Tüketimi azaltmak ve kaynak kullanımını azaltmakla ilgilidir.' diyor.
En son yaptığı alışveriş ise 2015 yılında kitaplarını saklayabilmek için plastik bir kutu ve yılbaşı için market alışverişi.
Jo, insanlar tarafından istenmeyen eski malzemelerle yaşıyor ve son kullanma tarihlerine takılmıyor, onun yerine sağduyusuna güveniyor.
Bitkilerle ilgili eğitim aldı ve hastalıkları doğal yöntemlerle tedavi ediyor. Ayrıca, geleneksel Avrupa yemeklerinden daha sürdürülebilir olan subtropikal bitkiler yetiştirmeye çalışıyor.
'Tuvalet kağıdı yerine, küçük tuvalet ihtiyacını karşılamak için yıkanabilir bezler kullanıyorum, büyük tuvalet için ise kayınbiraderimden alkol yapan birisi olarak, onun kullandığı peçeteleri ve kağıt havluları kullanıyorum,' diyor.
'Ve insanlar kafelere ya da restoranlara gittiklerinde, kullanmadıkları peçeteleri bana veriyorlar.'
Jo, insanlardan bitmek üzere olan diş macunu tüpleri istiyor, böylece köşelerden kalan artıkları kazıyabiliyor ya da bahçesinde yetiştirdiği aloe-veralardan kullanıyor.
Şu an kaldığı yerde ise kira vermek yerine yemek yapıyor, çamaşır yıkıyor ve eşya tamir ediyor.
Yaşadığı evde zaman zaman ev sahipleriyle kavga etse de eninde sonunda orta nokta buluyorlarmış.
'Birikimim olmadığı için endişeli miyim? Evet ama kendim için değil insanlık için. Biyoçeşitliliğin azaldığı ve iklim felaketlerinin yaklaştığı bir dönemde elimden geldiğince katkı sağlamak boynumun borcu'
İlginizi çekebilir:
Diliyle Kaşık Kaldırıyor, Burnuna Dokunuyor: 9 Santimetrelik Diliyle Dünyanın En Uzun Dilli Kadını
Piyangodan Talih Kuşu Vurduktan Sonra Evliliği Sarsılan Adamın Pek Bi' Haklı İsyanı
Photoshop Yeteneklerini Sergileyerek Herkese Dolu Dolu Kahkaha Attıran Kişiler